Sophos Hukuk Bürosu

Anayasa Mahkemesi’nin 10 Şubat 2026 tarihli kararı, 7 Kasım 1982 öncesi işlenen suçlarla ilgili koşullu salıverilme geri alınması sonrasında geçirilen tutma sürelerinin ceza mahsubundan mahrum bırakılmasının, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Bu karar, infaz hukuku uygulamalarında önemli bir değişiklik getirmektedir.

Ne Değişti?

2013 yılında yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi, 7 Kasım 1982 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle koşullu salıverilen kişilere yönelik koşullu salıverilme geri alma kararlarının geçmişe yönelik olarak hükümsüz kılınmasını sağlamıştır. Anayasa Mahkemesi, bu düzenleme geldikten sonra hukuki dayanağı kalmış olan tutma sürelerinin, başvurucunun kesinleşmiş diğer cezalarından mahsup edilmesi gerektiğini belirlemiştir.

Mahsup kurumu, bir hüküm kesinleşmeden önceki tutma sürelerinin verilen cezadan indirilmesidir. Karar, infaz hâkimliklerinin mahsup şartları oluştuğunda bunu yapmakla yükümlü olduğunun, takdiri olmayan bir mecburiyet olduğunun altını çizmiştir. Geri alınmış koşullu salıverilme kararının ortadan kalkmasıyla beraber, o dönemde geçirilen tutma süreleri artık hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiş; bu nedenle mahsup işlemi yapılmadığında kişi, hukuk sistemince belirlenenden daha fazla hürriyetinden yoksun kalır.

Kimleri Etkiliyor?

Bu karar, özellikle 7 Kasım 1982 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle mahkûm olup, daha sonra koşullu salıverilen ve deneme süresi içinde yeni suç işleyerek koşullu salıverilmeleri geri alınan tüm hükümlüleri etkilemektedir. Söz konusu sürelerde ceza infaz kurumunda tutulmuş olan bu kişiler, infaz hâkimliklerinin mahsup talebini reddedilmemesi için yeniden başvurabileceklerdir.

Pratikte Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, ceza hukuku alanında önemli bir düzeltme getirmektedir. İnfaz hâkimliklerinin mahsup konusunda artık takdir yetkisi yoktur; mahsup şartları oluşmuşsa mahsup kararı vermek zorunludur. Başvurucusu hâlen ceza infaz kurumunda bulunan ve benzer durumdaki kişiler, ilgili infaz hâkimliklerine yeniden başvurarak mahsup talebinin yeniden değerlendirilmesini isteyebilirler.

Alanya’da yaşayan ve bu duruma maruz kalan hükümlüler için hukuki danışmanlık oldukça önemlidir. Yerel infaz hâkimliklerine yapılacak başvuruda, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının dayanak olarak gösterilmesi gerekir. Yargılama süreci sonunda mahsup işlemi yapılarak hukuksuzluğun giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bu yazi bilgilendirme amaclidir, hukuki tavsiye degildir. Somut durumunuz icin Sophos Hukuk Burosu’na danisin.

Kaynak: Resmi Gazete

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir