Av. Hüseyin Aydın · Alanya / Antalya
Aracı başkası kullanırsa trafik cezasından, kazadan ve SGK yaptırımlarından kim sorumlu olur? Şirket aracını kullanan bir kişiye trafik polisi veya jandarma tarafından yüz yüze kesilen ceza, artık yalnızca bir trafik ihlali kaydı olarak kalmıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 19.10.2026 tarihli ve 2026/22 sayılı Genelge ile kayıt dışı istihdamla mücadelede trafik ceza tutanaklarının nasıl değerlendirileceğini yeniden düzenledi. Genelge, 11.11.2015 tarihli ve 2015/25 sayılı Genelgenin “2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler” başlıklı bölümünü değiştirmektedir.
Kısa cevap: Yeni düzenlemeye göre yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayanan tespitler önce KADİM (Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele) servislerince incelenir. Kişinin fiilen çalıştığının tespit edildiği her tutanak için sigortalıya, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılır. Aynı işyerinde birden fazla tespit varsa en eski tarih işe giriş tarihi sayılır, çalışma kısmi süreli kabul edilir; tespit bulunmayan bir aydan sonraki ilk tespit ise yeni bir işe giriş olarak değerlendirilir. Çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz edilirse dosya sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilir.
ÖNEMLİ: Aracı başkası kullanıyor olsa da sorumluluk çoğu zaman araç sahibinde kalır. SGK açısından doğan riskler, işletenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamındaki sorumluluğunun yanında küçük kalabilir. KTK’ye göre işleten, aracın işletilmesinden doğan zararlardan kusuru olmasa dahi sorumludur ve sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur (KTK m. 85). Aracı kısa süreliğine bir arkadaşa, akrabaya veya kayıt dışı bir sürücüye vermek, kural olarak işleten sıfatını ortadan kaldırmaz. Sürücü sigortasız çalıştırılıyorsa, olası bir kazada SGK’nın yaptığı tüm masraflar da 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca işverene ödettirilebilir. Bu konu aşağıda 7. bölümde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Konu; Alanya, Antalya, Gazipaşa, Mahmutlar ve Konaklı gibi turizm bölgelerinde transfer, servis, kiralık araç, tur ve teslimat hizmeti veren işletmeler bakımından özellikle önemlidir. Nitekim aşağıda değineceğimiz Yargıtay kararlarının bir kısmı da Antalya’da düzenlenen trafik tutanaklarından doğan uyuşmazlıklara ilişkindir. Bu rehberde Genelge metni, aracın başkası tarafından kullanılması halinde Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumluluğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararları ve meslek çevrelerinde yayımlanan ilk değerlendirmeler birlikte ele alınmaktadır.
İçindekiler
- 2026/22 Sayılı Genelgenin Künyesi ve Getirdiği Değişiklik
- Eski ve Yeni Uygulamanın Karşılaştırılması
- Genelgedeki Örnekler: Hizmet Nasıl Hesaplanacak?
- Hangi Tutanaklar Kapsamda?
- Yasal Dayanak: 5510 Sayılı Kanun
- İşveren Açısından Yaptırımlar
- Aracı Başkası Kullanırsa: KTK Uyarınca İşletenin Sorumluluğu
- Sigortasız Sürücü Kaza Yaparsa: Çifte Risk
- Kamuoyundaki Değerlendirmeler ve Yanlış Algılar
- Yargıtay Kararları: Trafik Tutanağı Tek Başına Yeterli mi?
- İtiraz ve Dava Yolları, Süreler
- Araç Sahipleri ve İşverenler İçin Pratik Kontrol Listesi
- Sonuç
- Sık Sorulan Sorular
1. 2026/22 Sayılı Genelgenin Künyesi ve Getirdiği Değişiklik
Genelge, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 19.10.2026 tarihinde, E-26658445-045.99-152153364 sayısıyla ve “2015/25 Sayılı Genelge Değişikliği” konusuyla yayımlanmıştır. Genelgeye SGK’nin resmî internet sitesindeki mevzuat bölümünden ulaşılabilir. Düzenleme iki değişiklik içermektedir:
- Birinci paragrafa ekleme: KADİM servislerince sigortalı ile ilgili işlem yapılmasına ilişkin kurala, “üçüncü paragraf uyarınca sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecek kayıtlar hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
- Üçüncü paragrafın yeniden yazılması ve yeni örnekler: Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayalı tespitlerin nasıl inceleneceği, kaç gün hizmet kazandırılacağı, işe giriş ve işten ayrılış tarihlerinin nasıl belirleneceği yeniden düzenlenmiş; konuyu açıklayan Örnek 15 ve Örnek 16 eklenmiştir.
Genelgenin özü şu cümlede yer almaktadır:
“…sigortalının fiilen çalıştığının tespit edildiği her bir kayıt için, sigortalıya tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılacaktır.”
SGK 2026/22 sayılı Genelge
2. Eski ve Yeni Uygulamanın Karşılaştırılması
2015/25 sayılı Genelgenin önceki halinde, trafik denetimleri sonucu düzenlenen idari para cezası karar tutanakları bakımından tutanak tarihi işe başlama tarihi olarak kabul edilerek işlem yapılmaktaydı. Bu kural, Yargıtay önüne gelen dosyalarda SGK vekillerince de savunma olarak dile getirilmiştir (örneğin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1471, K. 2024/2428, T. 07.03.2024 sayılı karara konu dosya). Yeni Genelge ise hizmetin kapsamını ve sınırlarını çok daha somut kurallara bağlamıştır.
| Konu | Önceki uygulama (2015/25) | Yeni uygulama (2026/22) |
|---|---|---|
| İlk inceleme | KADİM servislerince doğrudan işlem | KADİM servislerince inceleme; aynı işyerinde çalıştığı tespit edilemeyen kayıtlar sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilir |
| Kazandırılan hizmet | Tutanak tarihi işe başlama tarihi kabul edilerek işlem | Fiilen çalışmanın tespit edildiği her kayıt için 1 gün |
| Çalışma niteliği | Açık bir kısmi süreli çalışma kuralı yoktu | Aynı işyerinde birden fazla tespitte kısmi süreli çalışma kabul edilir |
| Tespit bulunmayan ay | Özel bir düzenleme yoktu | Tespit bulunmayan aydan sonraki ilk tespit yeni işe giriş sayılır; önceki ilişki son hizmet günü itibarıyla sona erer |
| Süreklilik iddiası | Genel itiraz yolları | İlk ve son tespit arasında çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz halinde konu denetime sevk edilir |
3. Genelgedeki Örnekler: Hizmet Nasıl Hesaplanacak?
Genelgeye eklenen iki örnek, yeni sistemin mantığını açıkça göstermektedir:
| Örnek | Tespit edilen günler | SGK’nin işlemi |
|---|---|---|
| Örnek 15 (kesintisiz aylar) | Mart 2026: 2 gün, Nisan 2026: 1 gün, Mayıs 2026: 2 gün, Haziran 2026: 1 gün | Mart 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla tek bir işe giriş bildirgesi; Mart için 2, Nisan için 1, Mayıs için 2, Haziran için 1 gün hizmet (sonraki aylar için yeni işe giriş bildirgesi düzenlenmez); son hizmet günü itibarıyla işten ayrılış. Toplam: 6 gün, tek çalışma ilişkisi. |
| Örnek 16 (arada boşluk olan aylar) | Mart 2026: 2 gün, Nisan 2026: 1 gün, Mayıs 2026: tespit yok, Haziran 2026: 2 gün, Temmuz 2026: 1 gün | Mart’ta işe giriş; Mart için 2, Nisan için 1 gün hizmet ve son gün itibarıyla işten ayrılış. Mayıs’ta tespit olmadığından Haziran’daki ilk tespit tarihi itibarıyla yeni işe giriş; Haziran için 2, Temmuz için 1 gün hizmet ve işten ayrılış. Toplam: 6 gün, iki ayrı çalışma ilişkisi. |
Örneklerden anlaşılacağı üzere Genelge, iki tespit arasındaki bütün günleri otomatik olarak çalışılmış saymamaktadır. Hizmet, yalnızca belgeyle tespit edilen günlerle sınırlıdır. Bununla birlikte işverenin ya da sigortalının, ilk ve son tespit arasında çalışmanın kesintisiz sürdüğünü ileri sürmesi halinde konu denetmen incelemesine gidecek; bu inceleme sonucunda daha uzun bir hizmet ve buna bağlı daha yüksek prim borcu gündeme gelebilecektir.
4. Hangi Tutanaklar Kapsamda?
Genelgenin uygulama alanı belirlenirken iki unsur öne çıkmaktadır:
- Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanakları: Sürücünün kimliğinin denetim anında tespit edildiği tutanaklar kapsamdadır. Elektronik denetleme sistemleriyle (EDS) tespit edilip araç sahibine posta veya elektronik yolla tebliğ edilen cezalarda sürücü kimliği denetim anında belirlenmediğinden, bu tür kayıtların aynı sonuca elverişli olmayacağı değerlendirilmektedir.
- Kolluk, zabıta, doktor, veteriner, mühendis gibi görevlilerce düzenlenen tutanaklar: Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerde, Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurlarının tespitleri ile kamu idarelerinin denetim elemanları dışında kalan bu görevlilerin düzenlediği tutanaklarda da “her kayıt için 1 gün” kuralı uygulanır. Dolayısıyla kural yalnızca trafik polisi ve jandarma ile sınırlı değildir; belediye zabıtası gibi görevlilerin tutanakları da kapsamdadır.
Genelgenin bir diğer önemli yönü, aynı işyerinde çalıştığı tespit edilenler dışındaki kayıtların sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilmesidir. Örneğin aracın kiralanmış, emanet verilmiş ya da sürücünün başka bir işverende sigortalı olduğu durumlarda dosyanın KADİM servisi tarafından doğrudan sonuçlandırılması yerine denetim yoluyla incelenmesi beklenmektedir.
5. Yasal Dayanak: 5510 Sayılı Kanun
Genelge yeni bir yükümlülük yaratmamakta, 5510 sayılı Kanun’daki mevcut yükümlülüklerin trafik tutanakları bakımından nasıl uygulanacağını belirlemektedir. İlgili başlıca hükümler şunlardır:
- Madde 8 (Sigortalı bildirimi): İşverenler, 4/a kapsamındaki sigortalıları sigortalılık başlangıç tarihinden önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ayrıca kanuna göre “sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.”
- Madde 11 (İşyeri): Kanun, işyerine bağlı yerler ve eklentilerle birlikte araçları da işyerinden saymaktadır. Şirket aracının işyeri sayılması, araçta yapılan tespitin işverenle ilişkilendirilmesinin hukuki temelini oluşturmaktadır.
- Madde 59 (Denetim): Kamu idarelerinin denetim elemanları, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır; ilgililerin itiraz hakları saklıdır.
- Madde 86 (Prim belgeleri): Kamu kurum ve kuruluşlarının düzenlediği belgelerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait belgelerin tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi halinde belgeler Kurumca resen düzenlenir ve primler işverene tebliğ edilir.
- Madde 102 (İdari para cezaları): Bildirge ve belge yükümlülüklerine aykırılık halinde uygulanacak idari para cezalarını düzenler.
6. İşveren Açısından Yaptırımlar
Trafik tutanağına dayalı bir sigortasız çalışma tespiti kesinleştiğinde işveren birden fazla mali sonuçla karşılaşabilir:
| Sonuç | Dayanak | Açıklama |
|---|---|---|
| İşe giriş bildirgesinin verilmemesi | 5510 m. 102/1-a-2 | Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı idari para cezası. Bir yıl içinde tekrarı halinde 102/1-a-3 uyarınca asgari ücretin beş katı. |
| Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi | 5510 m. 102/1-m-4 | Hizmetleri bildirilmediği anlaşılan sigortalılar için işverenin defter tutma durumuna göre değişen tutarlarda idari para cezası. |
| Prim, gecikme cezası ve gecikme zammı | 5510 m. 86/7, 88, 89 | Resen düzenlenen belgelere ait primler işverenden tahsil edilir. |
| Teşvik ve desteklerin kaybı | 5510 m. 81 ve ilgili destek hükümleri | Yargıya yansıyan dosyalarda SGK’nin, trafik tutanağına dayalı tespitten sonra işverenin yararlandığı prim teşviklerini ve asgari ücret desteğini geri istediği görülmektedir. |
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen dörtte bir indirimden, Kurum tespitlerine veya kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenen bildirgeler bakımından yararlanılamamasıdır. Bu nedenle yaptırımın gerçek mali yükü, çoğu zaman tek günlük prim tutarının çok üzerinde olabilir.
7. Aracı Başkası Kullanırsa: KTK Uyarınca İşletenin Sorumluluğu
Uygulamada en sık karşılaşılan düşünce şudur: “Aracı ben kullanmıyordum, kazayı ya da ihlali yapan sürücüdür.” Oysa Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araçların yarattığı tehlike nedeniyle sorumluluğu aracı kullanan kişiye değil, aracı işletene bağlamıştır. Şirket aracının sigortasız bir şoföre, bir arkadaşa, çalışanın yakınına ya da günlük bir iş için tanıdık birine verilmesi halinde araç sahibinin karşı karşıya kalacağı en büyük risk, çoğu zaman SGK cezası değil, KTK m. 85 kapsamındaki tazminat sorumluluğudur.
7.1. İşleten kimdir? Ruhsat sahibi her zaman işleten midir?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre işleten;
“Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.”
KTK m. 3
Bu tanımdan çıkan sonuç açıktır: Ruhsat sahibi kural olarak işletendir. Yargıtay da ruhsat malikinin işleten olmasının hayatın olağan akışına uygun bir karine olduğunu, bu karinenin ancak uzun süreli kiralamada kiralananın kiracı tarafından kendi nam ve hesabına işletilmesi gibi hallerde çürütülebileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9627, K. 2021/2518, T. 07.06.2021). Yargıtay’ın benimsediği ölçüt maddi ölçüttür: Araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve risklere katlanma belirleyicidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12232, K. 2024/1506, T. 13.02.2024).
7.2. Aracın başkasına verilmesi halinde işleten sıfatı kimde kalır?
| Durum | İşleten kim? | Açıklama |
|---|---|---|
| Çalışanın (sigortalı veya sigortasız) şirket aracını kullanması | Araç sahibi şirket | Sürücü, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişidir; işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m. 85/son). |
| Aracın bir günlüğüne veya birkaç saatliğine arkadaşa, akrabaya ödünç verilmesi | Kural olarak araç sahibi | Yargıtay’a göre ariyet nedeniyle işletenliğin geçmesi için ödünç alanın aracın her türlü bakım, onarım ve sorumluluğunu üstlenmesi, çalıştırılmasından doğan menfaatin de kendisine ait olması gerekir. |
| Uzun süreli kiralama (örneğin noter onaylı, aylar veya yıllar süren sözleşme, finansal kiralama) | Kiracı | Kiracı aracı kendi adına ve hesabına işletiyorsa işleten sıfatı kiracıya geçer; ruhsat sahibine husumet yöneltilemez. |
| Kısa süreli (günlük) rent a car kiralaması | Kural olarak kiralama şirketi | Kiracının işleten sayılabilmesi için kiralamanın uzun süreli olması aranır. Trafik idari para cezaları bakımından ise KTK m. 116’ya 2026 yılında eklenen hükümle, şartları varsa ceza kiracı adına düzenlenir. |
| Haricen (noter dışı) satılmış fakat devri yapılmamış araç | Somut olaya göre | Alıcının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği ve fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse alıcı işleten sayılır; ispat yükü bunu ileri sürendedir. |
| Aracın çalınması veya gasbedilmesi | Çalan veya gasbeden | KTK m. 107: Çalan veya gasbeden işleten gibi sorumludur; işleten, çalınmada kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz. |
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ariyet ilişkisinde işletenliğin geçmesini sıkı şartlara bağlamaktadır:
“Ariyet nedeniyle kişinin işleten olabilmesi için, aracın her türlü bakım, onarım ve sorumluluklarını üstlenmesi, çalıştırılmasından doğan menfaatin de kendisine ait olması gerekir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1728, K. 2024/5750, T. 05.06.2024
Uzun süreli kiralama bakımından ise Yargıtay, noterde düzenlenmiş iki yıl süreli kira sözleşmesi süresi içinde meydana gelen kazada ruhsat sahibinin işleten sıfatı bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1803, K. 2013/1497, T. 13.02.2013). Finansal kiralama şirketinin aracı üç yıl süreyle kiraya verdiği bir dosyada da kiracının işleten olduğu, kiraya verene husumet yöneltilemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10330, K. 2011/12331, T. 23.11.2011). Buna karşılık Yargıtay, kiracının işleten sayılabilmesi için kiralamanın uzun süreli olması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/9531, K. 2016/8441, T. 03.10.2016).
Dikkat: Araç sahibinin, aracı bir şoföre “sigortasız olarak kullandırması” ile “ödünç vermesi” arasındaki ayrım, KTK bakımından sonucu değiştirmez: Her iki durumda da araç sahibi kural olarak işleten olarak kalır. Fark yalnızca şudur: Sürücü işçi konumundaysa SGK yönünden ek yükümlülükler ve yaptırımlar da doğar. İşleten sorumluluğundan kurtulmanın yolu, sözleşmede “sorumluluk kiracıya/sürücüye aittir” yazmak değildir; KTK m. 111 uyarınca kanundaki hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
7.3. İşletenin sorumluluğunun niteliği: Kusursuz (tehlike) sorumluluğu
KTK m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müşterek ve müteselsil sorumlu olur. Maddenin son fıkrası ise bu konunun özünü oluşturur:
“İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”
KTK m. 85/son
Yargıtay’a göre işletenin sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur; işleten hiçbir kusuru bulunmasa bile aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21314, K. 2018/8721, T. 19.09.2018). Kusurlu sürücünün eylemiyle zararın doğmuş olması, işletenin sorumluluğu için yeterlidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9234, K. 2018/3643, T. 02.04.2018). Zarar gören, kusurlu sürücüye genel hükümlere göre, işletene ise KTK m. 85/1’e göre dava açabilir; sürücü ile işletenin sorumluluğu dayanışmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1089, K. 2019/294, T. 14.03.2019).
7.4. İşleten sorumluluktan hangi hallerde kurtulabilir?
- Kurtuluş kanıtı (KTK m. 86/1): İşleten; kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin (sürücü dahil) kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu bir kazada bu yol fiilen kapalıdır.
- Tazminattan indirim (KTK m. 86/2): Zarar görenin müterafik (ortak) kusuru ispat edilirse hakim tazminatı indirebilir.
- Hatır taşıması ve hatır için verilen araç (KTK m. 87): Zarar gören hatır için karşılıksız taşınıyorsa ya da araç zarar görene hatır için karşılıksız verilmişse, işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur. Araç malikinin aracı hatır için verdiği kişinin (örneğin ödünç alan arkadaşın) kendisi zarar gördüğünde de aynı kural uygulanır; bu durumda kusur aranır.
- Araç işletilme halinde değilse (KTK m. 85/3): Zarar gören, işletenin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunu ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmek zorundadır.
7.5. İşletenin sürücüye rücu hakkı ve zorunlu trafik sigortası
İşleten, zarar görene karşı dış ilişkide sorumlu olsa da iç ilişkide kusurlu sürücüye rücu edebilir. KTK m. 88 uyarınca birden fazla sorumlu bulunan hallerde zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Ancak uygulamada rücu hakkı çoğu zaman kağıt üzerinde kalır; zira kayıt dışı çalıştırılan veya aracı ödünç alan kişinin tazminatı karşılayacak mal varlığı bulunmayabilir.
KTK m. 91 uyarınca işletenler, m. 85/1’den doğan sorumluluklarını karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası yaptırmakla yükümlüdür. Ne var ki trafik sigortası her durumda işleteni korumaz:
- Teminat limitini aşan zararlar ile manevi tazminat talepleri sigorta kapsamı dışındadır (KTK m. 92) ve doğrudan işletenin mal varlığından karşılanır.
- Aracın sürücü belgesiz veya alkollü bir kişiye kullandırılması halinde, sigorta şirketi zarar görene ödediği tutarı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca işletene rücu edebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçen bir dosyada (E. 2022/16725, K. 2023/4515), sürücünün belgesiz olması ve kusuru nedeniyle sigortacının işletene rücu hakkı bulunduğu değerlendirilmiştir.
- İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün kendi bedensel zararları da bu sigortanın kapsamında değildir; sürücü, işletene göre üçüncü kişi sayılmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/86, K. 2021/516, T. 20.04.2021).
7.6. İdari sorumluluk: Belgesiz sürücüye aracı kullandırmak ve plakaya kesilen cezalar
- KTK m. 36: Motorlu araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. 7574 sayılı Kanun’la 12.02.2026 tarihinde yapılan değişiklikle, belgesiz sürücüye 40.000 TL, belgesi geri alınmış veya iptal edilmiş olmasına rağmen araç kullananlara 200.000 TL idari para cezası öngörülmüş; bu kişilerin aracı sürmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 TL idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
- KTK m. 116: Sürücüsü tespit edilemeyen ihlallerde (örneğin elektronik denetleme sistemi tespitleri) tutanak tescil plakasına göre düzenlenir ve trafik kaydında araç sahibi görülen kişiye tebliğ edilir. 2026 yılında eklenen fıkra ile, aracın ihlal tarihinde kiralandığı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamındaki verilerden tespit edilirse ve kiracının tebligata elverişli adresi varsa ceza kiracı adına düzenlenir.
- Cezai sorumluluk kişiseldir: Kazada ölüm veya yaralanma olması halinde ceza sorumluluğu kusurlu sürücüye aittir; araç sahibi yalnızca kendi kusurlu eylemi (örneğin bilerek alkollü veya belgesiz kişiye aracı teslim etmesi) varsa ayrıca değerlendirilir.
İlgili rehberler: Belgesiz sürücülere uygulanan yaptırımlar için Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2026, trafik idari para cezalarına itiraz süreci için 2026 Trafik Cezaları ve İtiraz Rehberi, kaza sonrası tazminat talepleri için ise Motosiklet Kazalarında Tazminat ve Hukuki Sorumluluk Rehberi başlıklı yazılarımıza göz atabilirsiniz.
8. Sigortasız Sürücü Kaza Yaparsa: Çifte Risk
2026/22 sayılı Genelge ile KTK’deki işleten sorumluluğu en ağır biçimde, sigortasız çalıştırılan sürücünün şirket aracıyla kaza yapması halinde bir araya gelir. Bu durumda araç sahibi işveren iki ayrı cepheden sorumlulukla karşılaşır:
| Cephe | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Kazada zarar gören üçüncü kişiler (yaya, diğer araç, yolcular) | KTK m. 85, 86, 88 | İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur; maddi ve manevi tazminat, sigorta limitini aşan kısım ve sigortacının olası rücu talepleri. |
| Sürücünün kendisinin yaralanması veya ölümü | 5510 m. 13 ve m. 23 | Araç, işyerinden sayıldığından (5510 m. 11) olay iş kazası niteliği taşıyabilir. İşe giriş bildirgesi verilmemişse SGK’nın yaptığı ve ileride yapacağı tüm masraflar ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, işverenin kusuru aranmaksızın işverene ödettirilir. |
| SGK idari yaptırımları | 5510 m. 102 | İşe giriş bildirgesi ve prim belgeleri nedeniyle idari para cezaları, prim ve gecikme zammı. |
5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi bu noktada son derece açıktır:
“…Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.”
5510 sayılı Kanun m. 23/2
Ayrıca kazanın bir üçüncü kişinin kusuruyla meydana geldiği hallerde SGK, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa onları çalıştıranlara rücu eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, üçüncü kişi sayılan sürücünün kullandığı aracın ayrıca bir işleteni varsa, işletenin de sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağını kabul etmektedir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/6788, K. 2018/6590, T. 17.09.2018; karar 1479 sayılı Kanun dönemine ait bir rücu davasına ilişkindir). Bu nedenle “bir günlük” sigortasız kullandırma, özellikle ağır yaralanmalı veya ölümlü bir kazada, işletme için telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
9. Kamuoyundaki Değerlendirmeler ve Yanlış Algılar
Genelge yayımlandıktan sonra konu meslek çevrelerinde ve sosyal medyada hızla gündem oldu. İnsan kaynakları alanında yayın yapan HRD Voice, bir kişi hakkında trafik cezası düzenlenmiş olmasının tek başına sigortasız çalıştığını göstermeyeceğini, belirleyici ölçütün fiili çalışmanın tespit edilip edilmediği olduğunu vurgulamıştır. Prozon tarafından yayımlanan sirkülerde ise eski uygulamada ilk ve son tespit arasının kesintisiz çalışma olarak değerlendirilebildiği, yeni düzenlemenin ise her kayıt için 1 gün ve kısmi süreli çalışma esasını getirdiği belirtilmiştir.
Sosyal medyada paylaşılan bazı değerlendirmelerde ise Genelgenin “tutanak tutulan her gün için prim” ve “resen geriye dönük işe giriş” öngördüğü, böylece sigortasız sürücü döneminin tamamen kapandığı ifade edilmiştir. Genelge metni dikkate alındığında bu ifadelerin bazı noktalarda düzeltilmesi gerekir:
- Otomatik tescil yoktur, inceleme vardır. Tutanaklar KADİM servislerince incelenir; aynı işyerinde çalıştığı tespit edilemeyen kayıtlar denetmene gönderilir.
- Hizmet, tutanak tarihindeki 1 günle sınırlıdır. Tutanak tarihinden önceki dönem için kendiliğinden geriye dönük hizmet kazandırılması öngörülmemiştir. “Geriye dönük” bildirim, Kurumun tespitten sonra tutanak tarihini işe giriş tarihi olarak kabul etmesinden ibarettir.
- İki tespit arasındaki günler otomatik olarak çalışılmış sayılmaz. Süreklilik ancak itiraz üzerine yapılacak denetimle ortaya konulabilir.
- Yaptırımlar ise hafife alınmamalıdır. Tek günlük prim tutarı düşük görünse de idari para cezaları ve teşvik kaybı işletme için ciddi bir mali yük oluşturabilir.
Özetle Genelge, işverenler için hem daha ölçülü bir hesaplama yöntemi getirmekte hem de kayıt dışı istihdamın trafik denetimleri üzerinden sistematik olarak izleneceğini göstermektedir.
10. Yargıtay Kararları: Trafik Tutanağı Tek Başına Yeterli mi?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin son yıllardaki kararlarında, trafik idari para cezası tutanağının tek başına sigortasız çalışmanın kesin delili sayılmadığı; Kurumun bu tutanağı esas alarak denetim yapması gerektiği yönündeki bölge adliye mahkemesi kararlarının onandığı görülmektedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3786, K. 2024/6723, T. 12.06.2024
Denizli’de düzenlenen trafik tutanağında şirkete ait ticari aracı kullanan kişi nedeniyle SGK işlem yapmıştır. Dinlenen tanıklara göre sürücünün şirket yetkilisinin arkadaşı olduğu, araçla ticari bir iş yapıldığına dair kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi Yargıtay tarafından onanmıştır:
“…tek dayanağın trafik idari para cezası tutanağı olduğu, davalı Kurum tarafından bu tutanak göz önüne alınarak denetmenleri marifetiyle sigortasız çalıştırma vakıasının mevcut olup olmadığının tespiti için denetim yapılması gerekirken yapılmadığı…”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3786, K. 2024/6723
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2004, K. 2024/3313, T. 27.03.2024 (Antalya)
Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği tutanakta taksiyi kullanan kişinin, araç sahibinin torunu olduğu ve aracı nöbetten sonra asıl şoföre teslim etmek üzere götürdüğü anlaşılmıştır. Antalya 9. İş Mahkemesi, tutanağın yalnızca trafik kuralı ihlali nedeniyle düzenlendiğini, sürücünün imzasını ve beyanını içermediğini, hizmet akdine dayalı çalışmanın kesin delili olmadığını belirterek SGK işlemini iptal etmiş; karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek onanmıştır. Taksi durağından dinlenen kamu tanıklarının beyanları da kararda dikkate alınmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6752, K. 2025/12429, T. 25.09.2025
Bu dosyada SGK, Kırıkkale’de düzenlenen trafik tutanağına dayanarak araç sahibi adına resen işyeri tescili yapmış ve 1 günlük prim tahakkuk ettirmiştir. Mahkeme; aracın emanet verildiğini, sürücünün tutanak tarihinde başka işyerinde sigortalı olarak bildirildiğini ve Kurumun bu konuda denetim yapmadığını gözeterek işlemi iptal etmiş, karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Dosya, ayrıca idari para cezasına karşı İdare Mahkemesine başvurulduğunu da göstermektedir; prim ve tescil işlemleri ile idari para cezalarının farklı yargı yollarında denetlendiği unutulmamalıdır.
Aksi yöndeki değerlendirme: Ankara BİM 9. İdare Dava Dairesi, E. 2019/1302, K. 2020/4, T. 02.01.2020
Her dosya işveren lehine sonuçlanmamaktadır. Personel ve öğrenci taşımacılığı yapan bir otobüste sürücünün sigorta kaydının bulunmadığının trafik ekiplerince tespit edildiği bu dosyada, araç sahibinin başka bir kurumda sigortalı olması nedeniyle kendi aracında sigortasız bir kişinin çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu karar, servis ve yolcu taşımacılığı gibi aracın açıkça ticari amaçla kullanıldığı durumlarda tutanağın daha güçlü bir delil olarak kabul edilebileceğini göstermektedir.
Yargı kararlarından çıkan genel tablo şudur: Aracın ne amaçla kullanıldığı, sürücünün başka bir işyerinde bildiriminin bulunup bulunmadığı, kira veya emanet ilişkisinin belgelenip belgelenmediği ve Kurumun denetim yapıp yapmadığı sonucu belirleyen başlıca unsurlardır. 2026/22 sayılı Genelgenin, aynı işyerinde çalıştığı tespit edilemeyen kayıtları denetmene yönlendirmesi de bu içtihat çizgisiyle uyumludur.
11. İtiraz ve Dava Yolları, Süreler
Trafik tutanağına dayalı işlemlerde işverenin başvurabileceği yollar, işlemin türüne göre farklılaşır. Sürelerin kaçırılması işlemin kesinleşmesine yol açabileceğinden tebligatların yakından takip edilmesi gerekir.
| İşlem | İdari itiraz | Yargı yolu | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Resen düzenlenen belgeler ve prim borcu | Tebliğden itibaren 1 ay içinde ilgili SGK ünitesine (itiraz takibi durdurur) | Ret kararının tebliğinden itibaren 1 ay içinde iş mahkemesi (başvuru takibi durdurmaz) | 5510 m. 86/7 |
| İdari para cezası | Tebliğden itibaren 15 gün içinde Kuruma (itiraz takibi durdurur) | Ret kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesi | 5510 m. 102 |
| Çalışmanın sürekli olduğu iddiası | İlk ve son tespit arasındaki süre için itiraz | İtiraz üzerine konu denetim yoluyla incelenir | 2026/22 sayılı Genelge |
İşverenin, sürücünün kendi işçisi olmadığını ileri sürdüğü davalarda sigortalının da hak alanı etkilendiğinden, davanın taraf yapısının doğru kurulmasına özen gösterilmelidir. Sigortalı açısından ise 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca hizmet tespiti davası açma imkanı saklıdır.
12. Araç Sahipleri ve İşverenler İçin Pratik Kontrol Listesi
- Aracı kim kullanıyorsa bildirimi yapılmış olmalı: Şirket aracını kullanan çalışanların işe giriş bildirgelerinin, araç kullanımı başlamadan önce verilmiş olduğu kontrol edilmelidir.
- Araç kullanım ve zimmet kayıtları tutulmalı: Hangi aracın hangi tarihte kim tarafından kullanıldığını gösteren yazılı kayıtlar, olası bir tespitte en önemli delillerden biri olacaktır.
- Kiralama ve emanet ilişkileri belgelenmeli: Araç başka bir şirkete kiralanmışsa sözleşme, kiracı şirketin sürücüye ait SGK bildirimi ve teslim tutanakları saklanmalıdır.
- Kısmi süreli çalışanların eksik gün belgeleri düzenli olmalı: Genelge kısmi süreli çalışma esasını benimsediğinden eksik gün bildirimleri ve dayanak belgeleri önem kazanmaktadır.
- SGK yazılarına süresinde cevap verilmeli: Kurumun bilgi ve belge talebine, tebliğden itibaren verilen süre içinde, delillerle desteklenmiş şekilde yanıt verilmelidir.
- Süreklilik iddiası dikkatle değerlendirilmeli: Çalışmanın kesintisiz olduğu yönünde itiraz, denetime yol açacağından daha geniş bir hizmet ve prim tespitiyle sonuçlanabilir.
- Aracı ödünç vermeden önce iki kez düşünülmeli: Kısa süreli ödünçte işleten sıfatı kural olarak araç sahibinde kalır; kazada tazminat sorumluluğu araç sahibine yönelir.
- Sürücü belgesi ve sınıfı kontrol edilmeli: Belgesiz veya belgesi geri alınmış kişiye araç kullandırmak hem KTK m. 36 uyarınca işletene idari para cezası hem de trafik sigortacısının rücu riski doğurur.
- Uzun süreli kiralamalar yazılı ve tercihen noter onaylı yapılmalı: İşleten sıfatının kiracıya geçtiğinin ispatı bu belgelere dayanır; sözleşmedeki sorumluluk kaydı tek başına yeterli değildir (KTK m. 111).
- Trafik sigortası limitleri ve ihtiyari mali mesuliyet teminatı gözden geçirilmeli: Limiti aşan zararlar ve manevi tazminat, doğrudan işletenin mal varlığından karşılanır.
- Teşvik durumu kontrol edilmeli: Tespit halinde yararlanılan teşvik ve desteklerin etkilenip etkilenmeyeceği mali müşavirle birlikte değerlendirilmelidir.
13. Sonuç
SGK’nin 2026/22 sayılı Genelgesi, yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarını kayıt dışı istihdamla mücadelede daha sistemli bir veri kaynağına dönüştürmektedir. Düzenleme bir yandan her kayıt için 1 gün hizmet ve kısmi süreli çalışma esasıyla ölçülü bir hesaplama getirirken, diğer yandan şirket araçlarını sigortasız kişilere kullandırma alışkanlığının idari para cezası, prim borcu ve teşvik kaybı gibi sonuçlar doğurabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Yargıtay içtihadı ise tutanağın tek başına yeterli olmadığını, aracın kullanım amacı ve tarafların ilişkisinin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini göstermektedir.
Asıl vurgulanması gereken nokta şudur: Aracın başkası tarafından kullanılması, araç sahibini KTK’deki işleten sorumluluğundan kural olarak kurtarmaz. İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi ve kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludur; işleten sıfatı ancak uzun süreli kiralama, gerçek bir ariyet veya başkasının aracı kendi hesabına işlettiğinin ispatı gibi istisnai hallerde değişir. Sürücü ayrıca sigortasız çalıştırılıyorsa, bir kaza anında KTK’den doğan tazminat sorumluluğu ile 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesinden doğan SGK rücu sorumluluğu aynı anda gündeme gelebilir.
Alanya, Antalya ve çevresinde araç filosuyla faaliyet gösteren işletmelerin, sürücü ve araç kullanım kayıtlarını şimdiden gözden geçirmesi yerinde olacaktır. Somut uyuşmazlıklarınız ve hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukata başvurulması tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular
Aracımı başkası kullanırken kaza yaparsa kim sorumlu olur?
Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca aracın işleteni, kural olarak ruhsat sahibi, kazadan kusuru olmasa dahi sorumludur ve sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. Zarar gören hem sürücüye hem de işletene başvurabilir; işleten ödediği tutar için kusurlu sürücüye rücu edebilir.
Arabamı arkadaşıma ödünç verirsem işleten sıfatı ona geçer mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay’a göre ödünç (ariyet) nedeniyle işletenliğin geçmesi için ödünç alanın aracın bakım, onarım ve sorumluluğunu üstlenmesi ve aracın çalıştırılmasından doğan menfaatin de ona ait olması gerekir. Kısa süreli ödünçte işleten sıfatı araç sahibinde kalır.
SGK 2026/22 sayılı Genelge ne getiriyor?
Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayalı tespitler KADİM servislerince incelenir; fiilen çalıştığı tespit edilen her kayıt için tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılır ve çalışma kısmi süreli kabul edilir. Çalışmanın sürekli olduğu ileri sürülürse konu sosyal güvenlik denetmenlerince incelenir.
Trafik cezası tutanağı sigortasız çalıştırmanın kesin delili midir?
Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin onadığı kararlarda, trafik idari para cezası tutanağının tek başına sigortasız çalışmanın kesin delili olmadığı, Kurumun denetim yaparak fiili çalışmayı ortaya koyması gerektiği kabul edilmiştir. Aracın kullanım amacı, sürücünün başka işyerinde sigortalı olup olmadığı ve emanet ilişkisinin belgelenmesi sonucu belirler.
Ehliyetsiz birine aracımı kullandırırsam ne olur?
KTK m. 36 uyarınca sürücü belgesi olmayan kişiye 40.000 TL idari para cezası verilir; aracın sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 TL idari para cezası uygulanır. Ayrıca kaza halinde trafik sigortacısı zarar görene ödediği tutarı işletene rücu edebilir.
SGK işlemlerine itiraz süresi ne kadardır?
Resen düzenlenen belgeler ve prim borçları için tebliğten itibaren 1 ay içinde SGK ünitesine itiraz edilebilir; ret halinde 1 ay içinde iş mahkemesine başvurulur. İdari para cezalarında itiraz süresi tebliğten itibaren 15 gün, ret kararına karşı idare mahkemesinde dava süresi ise 30 gündür.
Kaynaklar:
- SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü, 19.10.2026 tarihli ve 2026/22 sayılı Genelge (E-26658445-045.99-152153364) – sgk.gov.tr
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m. 8, 11, 59, 86, 102)
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m. 3, 36, 85, 86, 87, 88, 91, 92, 107, 111, 116)
- 5510 sayılı Kanun m. 13, 21, 23
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1089, K. 2019/294, T. 14.03.2019
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/86, K. 2021/516, T. 20.04.2021
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21314, K. 2018/8721, T. 19.09.2018
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1728, K. 2024/5750, T. 05.06.2024
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12232, K. 2024/1506, T. 13.02.2024
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9627, K. 2021/2518, T. 07.06.2021
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16725, K. 2023/4515, T. 28.03.2023
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10330, K. 2011/12331, T. 23.11.2011
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9234, K. 2018/3643, T. 02.04.2018
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/9531, K. 2016/8441, T. 03.10.2016
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1803, K. 2013/1497, T. 13.02.2013
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/6788, K. 2018/6590, T. 17.09.2018
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3786, K. 2024/6723, T. 12.06.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2004, K. 2024/3313, T. 27.03.2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6752, K. 2025/12429, T. 25.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1471, K. 2024/2428, T. 07.03.2024
- Ankara BİM 9. İdare Dava Dairesi, E. 2019/1302, K. 2020/4, T. 02.01.2020
- HRD Voice – SGK Kayıt Dışı İstihdam Genelgesi Değişti: 2026/22 Sayılı Genelge Neler Getiriyor?
- Prozon – Yüze Karşı Tebliğ Edilen Trafik Ceza Tutanaklarına Göre SGK Hizmet Tespiti Uygulamasında Değişiklik
Yasal Uyarı: Bu metin, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. sophoshukuk.com olarak herhangi bir yönlendirme, garanti veya sonuç vaadinde bulunmamaktayız. Her dosya kendi özel şartlarına göre değerlendirilmelidir; somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız.