Sophos Hukuk Bürosu

Av. Hüseyin Aydın · Alanya / Antalya

Aracı başkası kullanırsa trafik cezasından, kazadan ve SGK yaptırımlarından kim sorumlu olur? Şirket aracını kullanan bir kişiye trafik polisi veya jandarma tarafından yüz yüze kesilen ceza, artık yalnızca bir trafik ihlali kaydı olarak kalmıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 19.10.2026 tarihli ve 2026/22 sayılı Genelge ile kayıt dışı istihdamla mücadelede trafik ceza tutanaklarının nasıl değerlendirileceğini yeniden düzenledi. Genelge, 11.11.2015 tarihli ve 2015/25 sayılı Genelgenin “2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler” başlıklı bölümünü değiştirmektedir.

Kısa cevap: Yeni düzenlemeye göre yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayanan tespitler önce KADİM (Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele) servislerince incelenir. Kişinin fiilen çalıştığının tespit edildiği her tutanak için sigortalıya, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılır. Aynı işyerinde birden fazla tespit varsa en eski tarih işe giriş tarihi sayılır, çalışma kısmi süreli kabul edilir; tespit bulunmayan bir aydan sonraki ilk tespit ise yeni bir işe giriş olarak değerlendirilir. Çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz edilirse dosya sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilir.

ÖNEMLİ: Aracı başkası kullanıyor olsa da sorumluluk çoğu zaman araç sahibinde kalır. SGK açısından doğan riskler, işletenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamındaki sorumluluğunun yanında küçük kalabilir. KTK’ye göre işleten, aracın işletilmesinden doğan zararlardan kusuru olmasa dahi sorumludur ve sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur (KTK m. 85). Aracı kısa süreliğine bir arkadaşa, akrabaya veya kayıt dışı bir sürücüye vermek, kural olarak işleten sıfatını ortadan kaldırmaz. Sürücü sigortasız çalıştırılıyorsa, olası bir kazada SGK’nın yaptığı tüm masraflar da 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca işverene ödettirilebilir. Bu konu aşağıda 7. bölümde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Konu; Alanya, Antalya, Gazipaşa, Mahmutlar ve Konaklı gibi turizm bölgelerinde transfer, servis, kiralık araç, tur ve teslimat hizmeti veren işletmeler bakımından özellikle önemlidir. Nitekim aşağıda değineceğimiz Yargıtay kararlarının bir kısmı da Antalya’da düzenlenen trafik tutanaklarından doğan uyuşmazlıklara ilişkindir. Bu rehberde Genelge metni, aracın başkası tarafından kullanılması halinde Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumluluğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararları ve meslek çevrelerinde yayımlanan ilk değerlendirmeler birlikte ele alınmaktadır.

1. 2026/22 Sayılı Genelgenin Künyesi ve Getirdiği Değişiklik

Genelge, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 19.10.2026 tarihinde, E-26658445-045.99-152153364 sayısıyla ve “2015/25 Sayılı Genelge Değişikliği” konusuyla yayımlanmıştır. Genelgeye SGK’nin resmî internet sitesindeki mevzuat bölümünden ulaşılabilir. Düzenleme iki değişiklik içermektedir:

  1. Birinci paragrafa ekleme: KADİM servislerince sigortalı ile ilgili işlem yapılmasına ilişkin kurala, “üçüncü paragraf uyarınca sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecek kayıtlar hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
  2. Üçüncü paragrafın yeniden yazılması ve yeni örnekler: Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayalı tespitlerin nasıl inceleneceği, kaç gün hizmet kazandırılacağı, işe giriş ve işten ayrılış tarihlerinin nasıl belirleneceği yeniden düzenlenmiş; konuyu açıklayan Örnek 15 ve Örnek 16 eklenmiştir.

Genelgenin özü şu cümlede yer almaktadır:

“…sigortalının fiilen çalıştığının tespit edildiği her bir kayıt için, sigortalıya tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılacaktır.”

SGK 2026/22 sayılı Genelge

2. Eski ve Yeni Uygulamanın Karşılaştırılması

2015/25 sayılı Genelgenin önceki halinde, trafik denetimleri sonucu düzenlenen idari para cezası karar tutanakları bakımından tutanak tarihi işe başlama tarihi olarak kabul edilerek işlem yapılmaktaydı. Bu kural, Yargıtay önüne gelen dosyalarda SGK vekillerince de savunma olarak dile getirilmiştir (örneğin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1471, K. 2024/2428, T. 07.03.2024 sayılı karara konu dosya). Yeni Genelge ise hizmetin kapsamını ve sınırlarını çok daha somut kurallara bağlamıştır.

KonuÖnceki uygulama (2015/25)Yeni uygulama (2026/22)
İlk incelemeKADİM servislerince doğrudan işlemKADİM servislerince inceleme; aynı işyerinde çalıştığı tespit edilemeyen kayıtlar sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilir
Kazandırılan hizmetTutanak tarihi işe başlama tarihi kabul edilerek işlemFiilen çalışmanın tespit edildiği her kayıt için 1 gün
Çalışma niteliğiAçık bir kısmi süreli çalışma kuralı yoktuAynı işyerinde birden fazla tespitte kısmi süreli çalışma kabul edilir
Tespit bulunmayan ayÖzel bir düzenleme yoktuTespit bulunmayan aydan sonraki ilk tespit yeni işe giriş sayılır; önceki ilişki son hizmet günü itibarıyla sona erer
Süreklilik iddiasıGenel itiraz yollarıİlk ve son tespit arasında çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz halinde konu denetime sevk edilir

3. Genelgedeki Örnekler: Hizmet Nasıl Hesaplanacak?

Genelgeye eklenen iki örnek, yeni sistemin mantığını açıkça göstermektedir:

ÖrnekTespit edilen günlerSGK’nin işlemi
Örnek 15 (kesintisiz aylar)Mart 2026: 2 gün, Nisan 2026: 1 gün, Mayıs 2026: 2 gün, Haziran 2026: 1 günMart 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla tek bir işe giriş bildirgesi; Mart için 2, Nisan için 1, Mayıs için 2, Haziran için 1 gün hizmet (sonraki aylar için yeni işe giriş bildirgesi düzenlenmez); son hizmet günü itibarıyla işten ayrılış. Toplam: 6 gün, tek çalışma ilişkisi.
Örnek 16 (arada boşluk olan aylar)Mart 2026: 2 gün, Nisan 2026: 1 gün, Mayıs 2026: tespit yok, Haziran 2026: 2 gün, Temmuz 2026: 1 günMart’ta işe giriş; Mart için 2, Nisan için 1 gün hizmet ve son gün itibarıyla işten ayrılış. Mayıs’ta tespit olmadığından Haziran’daki ilk tespit tarihi itibarıyla yeni işe giriş; Haziran için 2, Temmuz için 1 gün hizmet ve işten ayrılış. Toplam: 6 gün, iki ayrı çalışma ilişkisi.

Örneklerden anlaşılacağı üzere Genelge, iki tespit arasındaki bütün günleri otomatik olarak çalışılmış saymamaktadır. Hizmet, yalnızca belgeyle tespit edilen günlerle sınırlıdır. Bununla birlikte işverenin ya da sigortalının, ilk ve son tespit arasında çalışmanın kesintisiz sürdüğünü ileri sürmesi halinde konu denetmen incelemesine gidecek; bu inceleme sonucunda daha uzun bir hizmet ve buna bağlı daha yüksek prim borcu gündeme gelebilecektir.

4. Hangi Tutanaklar Kapsamda?

Genelgenin uygulama alanı belirlenirken iki unsur öne çıkmaktadır:

Genelgenin bir diğer önemli yönü, aynı işyerinde çalıştığı tespit edilenler dışındaki kayıtların sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilmesidir. Örneğin aracın kiralanmış, emanet verilmiş ya da sürücünün başka bir işverende sigortalı olduğu durumlarda dosyanın KADİM servisi tarafından doğrudan sonuçlandırılması yerine denetim yoluyla incelenmesi beklenmektedir.

5. Yasal Dayanak: 5510 Sayılı Kanun

Genelge yeni bir yükümlülük yaratmamakta, 5510 sayılı Kanun’daki mevcut yükümlülüklerin trafik tutanakları bakımından nasıl uygulanacağını belirlemektedir. İlgili başlıca hükümler şunlardır:

6. İşveren Açısından Yaptırımlar

Trafik tutanağına dayalı bir sigortasız çalışma tespiti kesinleştiğinde işveren birden fazla mali sonuçla karşılaşabilir:

SonuçDayanakAçıklama
İşe giriş bildirgesinin verilmemesi5510 m. 102/1-a-2Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı idari para cezası. Bir yıl içinde tekrarı halinde 102/1-a-3 uyarınca asgari ücretin beş katı.
Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi5510 m. 102/1-m-4Hizmetleri bildirilmediği anlaşılan sigortalılar için işverenin defter tutma durumuna göre değişen tutarlarda idari para cezası.
Prim, gecikme cezası ve gecikme zammı5510 m. 86/7, 88, 89Resen düzenlenen belgelere ait primler işverenden tahsil edilir.
Teşvik ve desteklerin kaybı5510 m. 81 ve ilgili destek hükümleriYargıya yansıyan dosyalarda SGK’nin, trafik tutanağına dayalı tespitten sonra işverenin yararlandığı prim teşviklerini ve asgari ücret desteğini geri istediği görülmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen dörtte bir indirimden, Kurum tespitlerine veya kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenen bildirgeler bakımından yararlanılamamasıdır. Bu nedenle yaptırımın gerçek mali yükü, çoğu zaman tek günlük prim tutarının çok üzerinde olabilir.

7. Aracı Başkası Kullanırsa: KTK Uyarınca İşletenin Sorumluluğu

Uygulamada en sık karşılaşılan düşünce şudur: “Aracı ben kullanmıyordum, kazayı ya da ihlali yapan sürücüdür.” Oysa Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araçların yarattığı tehlike nedeniyle sorumluluğu aracı kullanan kişiye değil, aracı işletene bağlamıştır. Şirket aracının sigortasız bir şoföre, bir arkadaşa, çalışanın yakınına ya da günlük bir iş için tanıdık birine verilmesi halinde araç sahibinin karşı karşıya kalacağı en büyük risk, çoğu zaman SGK cezası değil, KTK m. 85 kapsamındaki tazminat sorumluluğudur.

7.1. İşleten kimdir? Ruhsat sahibi her zaman işleten midir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre işleten;

“Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.”

KTK m. 3

Bu tanımdan çıkan sonuç açıktır: Ruhsat sahibi kural olarak işletendir. Yargıtay da ruhsat malikinin işleten olmasının hayatın olağan akışına uygun bir karine olduğunu, bu karinenin ancak uzun süreli kiralamada kiralananın kiracı tarafından kendi nam ve hesabına işletilmesi gibi hallerde çürütülebileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9627, K. 2021/2518, T. 07.06.2021). Yargıtay’ın benimsediği ölçüt maddi ölçüttür: Araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve risklere katlanma belirleyicidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12232, K. 2024/1506, T. 13.02.2024).

7.2. Aracın başkasına verilmesi halinde işleten sıfatı kimde kalır?

Durumİşleten kim?Açıklama
Çalışanın (sigortalı veya sigortasız) şirket aracını kullanmasıAraç sahibi şirketSürücü, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişidir; işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m. 85/son).
Aracın bir günlüğüne veya birkaç saatliğine arkadaşa, akrabaya ödünç verilmesiKural olarak araç sahibiYargıtay’a göre ariyet nedeniyle işletenliğin geçmesi için ödünç alanın aracın her türlü bakım, onarım ve sorumluluğunu üstlenmesi, çalıştırılmasından doğan menfaatin de kendisine ait olması gerekir.
Uzun süreli kiralama (örneğin noter onaylı, aylar veya yıllar süren sözleşme, finansal kiralama)KiracıKiracı aracı kendi adına ve hesabına işletiyorsa işleten sıfatı kiracıya geçer; ruhsat sahibine husumet yöneltilemez.
Kısa süreli (günlük) rent a car kiralamasıKural olarak kiralama şirketiKiracının işleten sayılabilmesi için kiralamanın uzun süreli olması aranır. Trafik idari para cezaları bakımından ise KTK m. 116’ya 2026 yılında eklenen hükümle, şartları varsa ceza kiracı adına düzenlenir.
Haricen (noter dışı) satılmış fakat devri yapılmamış araçSomut olaya göreAlıcının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği ve fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse alıcı işleten sayılır; ispat yükü bunu ileri sürendedir.
Aracın çalınması veya gasbedilmesiÇalan veya gasbedenKTK m. 107: Çalan veya gasbeden işleten gibi sorumludur; işleten, çalınmada kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ariyet ilişkisinde işletenliğin geçmesini sıkı şartlara bağlamaktadır:

“Ariyet nedeniyle kişinin işleten olabilmesi için, aracın her türlü bakım, onarım ve sorumluluklarını üstlenmesi, çalıştırılmasından doğan menfaatin de kendisine ait olması gerekir.”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1728, K. 2024/5750, T. 05.06.2024

Uzun süreli kiralama bakımından ise Yargıtay, noterde düzenlenmiş iki yıl süreli kira sözleşmesi süresi içinde meydana gelen kazada ruhsat sahibinin işleten sıfatı bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1803, K. 2013/1497, T. 13.02.2013). Finansal kiralama şirketinin aracı üç yıl süreyle kiraya verdiği bir dosyada da kiracının işleten olduğu, kiraya verene husumet yöneltilemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10330, K. 2011/12331, T. 23.11.2011). Buna karşılık Yargıtay, kiracının işleten sayılabilmesi için kiralamanın uzun süreli olması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/9531, K. 2016/8441, T. 03.10.2016).

Dikkat: Araç sahibinin, aracı bir şoföre “sigortasız olarak kullandırması” ile “ödünç vermesi” arasındaki ayrım, KTK bakımından sonucu değiştirmez: Her iki durumda da araç sahibi kural olarak işleten olarak kalır. Fark yalnızca şudur: Sürücü işçi konumundaysa SGK yönünden ek yükümlülükler ve yaptırımlar da doğar. İşleten sorumluluğundan kurtulmanın yolu, sözleşmede “sorumluluk kiracıya/sürücüye aittir” yazmak değildir; KTK m. 111 uyarınca kanundaki hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.

7.3. İşletenin sorumluluğunun niteliği: Kusursuz (tehlike) sorumluluğu

KTK m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müşterek ve müteselsil sorumlu olur. Maddenin son fıkrası ise bu konunun özünü oluşturur:

“İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”

KTK m. 85/son

Yargıtay’a göre işletenin sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur; işleten hiçbir kusuru bulunmasa bile aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21314, K. 2018/8721, T. 19.09.2018). Kusurlu sürücünün eylemiyle zararın doğmuş olması, işletenin sorumluluğu için yeterlidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9234, K. 2018/3643, T. 02.04.2018). Zarar gören, kusurlu sürücüye genel hükümlere göre, işletene ise KTK m. 85/1’e göre dava açabilir; sürücü ile işletenin sorumluluğu dayanışmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1089, K. 2019/294, T. 14.03.2019).

7.4. İşleten sorumluluktan hangi hallerde kurtulabilir?

7.5. İşletenin sürücüye rücu hakkı ve zorunlu trafik sigortası

İşleten, zarar görene karşı dış ilişkide sorumlu olsa da iç ilişkide kusurlu sürücüye rücu edebilir. KTK m. 88 uyarınca birden fazla sorumlu bulunan hallerde zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Ancak uygulamada rücu hakkı çoğu zaman kağıt üzerinde kalır; zira kayıt dışı çalıştırılan veya aracı ödünç alan kişinin tazminatı karşılayacak mal varlığı bulunmayabilir.

KTK m. 91 uyarınca işletenler, m. 85/1’den doğan sorumluluklarını karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası yaptırmakla yükümlüdür. Ne var ki trafik sigortası her durumda işleteni korumaz:

7.6. İdari sorumluluk: Belgesiz sürücüye aracı kullandırmak ve plakaya kesilen cezalar

İlgili rehberler: Belgesiz sürücülere uygulanan yaptırımlar için Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2026, trafik idari para cezalarına itiraz süreci için 2026 Trafik Cezaları ve İtiraz Rehberi, kaza sonrası tazminat talepleri için ise Motosiklet Kazalarında Tazminat ve Hukuki Sorumluluk Rehberi başlıklı yazılarımıza göz atabilirsiniz.

8. Sigortasız Sürücü Kaza Yaparsa: Çifte Risk

2026/22 sayılı Genelge ile KTK’deki işleten sorumluluğu en ağır biçimde, sigortasız çalıştırılan sürücünün şirket aracıyla kaza yapması halinde bir araya gelir. Bu durumda araç sahibi işveren iki ayrı cepheden sorumlulukla karşılaşır:

CepheDayanakSonuç
Kazada zarar gören üçüncü kişiler (yaya, diğer araç, yolcular)KTK m. 85, 86, 88İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur; maddi ve manevi tazminat, sigorta limitini aşan kısım ve sigortacının olası rücu talepleri.
Sürücünün kendisinin yaralanması veya ölümü5510 m. 13 ve m. 23Araç, işyerinden sayıldığından (5510 m. 11) olay iş kazası niteliği taşıyabilir. İşe giriş bildirgesi verilmemişse SGK’nın yaptığı ve ileride yapacağı tüm masraflar ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, işverenin kusuru aranmaksızın işverene ödettirilir.
SGK idari yaptırımları5510 m. 102İşe giriş bildirgesi ve prim belgeleri nedeniyle idari para cezaları, prim ve gecikme zammı.

5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi bu noktada son derece açıktır:

“…Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.”

5510 sayılı Kanun m. 23/2

Ayrıca kazanın bir üçüncü kişinin kusuruyla meydana geldiği hallerde SGK, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa onları çalıştıranlara rücu eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, üçüncü kişi sayılan sürücünün kullandığı aracın ayrıca bir işleteni varsa, işletenin de sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağını kabul etmektedir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/6788, K. 2018/6590, T. 17.09.2018; karar 1479 sayılı Kanun dönemine ait bir rücu davasına ilişkindir). Bu nedenle “bir günlük” sigortasız kullandırma, özellikle ağır yaralanmalı veya ölümlü bir kazada, işletme için telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

9. Kamuoyundaki Değerlendirmeler ve Yanlış Algılar

Genelge yayımlandıktan sonra konu meslek çevrelerinde ve sosyal medyada hızla gündem oldu. İnsan kaynakları alanında yayın yapan HRD Voice, bir kişi hakkında trafik cezası düzenlenmiş olmasının tek başına sigortasız çalıştığını göstermeyeceğini, belirleyici ölçütün fiili çalışmanın tespit edilip edilmediği olduğunu vurgulamıştır. Prozon tarafından yayımlanan sirkülerde ise eski uygulamada ilk ve son tespit arasının kesintisiz çalışma olarak değerlendirilebildiği, yeni düzenlemenin ise her kayıt için 1 gün ve kısmi süreli çalışma esasını getirdiği belirtilmiştir.

Sosyal medyada paylaşılan bazı değerlendirmelerde ise Genelgenin “tutanak tutulan her gün için prim” ve “resen geriye dönük işe giriş” öngördüğü, böylece sigortasız sürücü döneminin tamamen kapandığı ifade edilmiştir. Genelge metni dikkate alındığında bu ifadelerin bazı noktalarda düzeltilmesi gerekir:

Özetle Genelge, işverenler için hem daha ölçülü bir hesaplama yöntemi getirmekte hem de kayıt dışı istihdamın trafik denetimleri üzerinden sistematik olarak izleneceğini göstermektedir.

10. Yargıtay Kararları: Trafik Tutanağı Tek Başına Yeterli mi?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin son yıllardaki kararlarında, trafik idari para cezası tutanağının tek başına sigortasız çalışmanın kesin delili sayılmadığı; Kurumun bu tutanağı esas alarak denetim yapması gerektiği yönündeki bölge adliye mahkemesi kararlarının onandığı görülmektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3786, K. 2024/6723, T. 12.06.2024

Denizli’de düzenlenen trafik tutanağında şirkete ait ticari aracı kullanan kişi nedeniyle SGK işlem yapmıştır. Dinlenen tanıklara göre sürücünün şirket yetkilisinin arkadaşı olduğu, araçla ticari bir iş yapıldığına dair kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi Yargıtay tarafından onanmıştır:

“…tek dayanağın trafik idari para cezası tutanağı olduğu, davalı Kurum tarafından bu tutanak göz önüne alınarak denetmenleri marifetiyle sigortasız çalıştırma vakıasının mevcut olup olmadığının tespiti için denetim yapılması gerekirken yapılmadığı…”

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3786, K. 2024/6723

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2004, K. 2024/3313, T. 27.03.2024 (Antalya)

Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği tutanakta taksiyi kullanan kişinin, araç sahibinin torunu olduğu ve aracı nöbetten sonra asıl şoföre teslim etmek üzere götürdüğü anlaşılmıştır. Antalya 9. İş Mahkemesi, tutanağın yalnızca trafik kuralı ihlali nedeniyle düzenlendiğini, sürücünün imzasını ve beyanını içermediğini, hizmet akdine dayalı çalışmanın kesin delili olmadığını belirterek SGK işlemini iptal etmiş; karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek onanmıştır. Taksi durağından dinlenen kamu tanıklarının beyanları da kararda dikkate alınmıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6752, K. 2025/12429, T. 25.09.2025

Bu dosyada SGK, Kırıkkale’de düzenlenen trafik tutanağına dayanarak araç sahibi adına resen işyeri tescili yapmış ve 1 günlük prim tahakkuk ettirmiştir. Mahkeme; aracın emanet verildiğini, sürücünün tutanak tarihinde başka işyerinde sigortalı olarak bildirildiğini ve Kurumun bu konuda denetim yapmadığını gözeterek işlemi iptal etmiş, karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Dosya, ayrıca idari para cezasına karşı İdare Mahkemesine başvurulduğunu da göstermektedir; prim ve tescil işlemleri ile idari para cezalarının farklı yargı yollarında denetlendiği unutulmamalıdır.

Aksi yöndeki değerlendirme: Ankara BİM 9. İdare Dava Dairesi, E. 2019/1302, K. 2020/4, T. 02.01.2020

Her dosya işveren lehine sonuçlanmamaktadır. Personel ve öğrenci taşımacılığı yapan bir otobüste sürücünün sigorta kaydının bulunmadığının trafik ekiplerince tespit edildiği bu dosyada, araç sahibinin başka bir kurumda sigortalı olması nedeniyle kendi aracında sigortasız bir kişinin çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu karar, servis ve yolcu taşımacılığı gibi aracın açıkça ticari amaçla kullanıldığı durumlarda tutanağın daha güçlü bir delil olarak kabul edilebileceğini göstermektedir.

Yargı kararlarından çıkan genel tablo şudur: Aracın ne amaçla kullanıldığı, sürücünün başka bir işyerinde bildiriminin bulunup bulunmadığı, kira veya emanet ilişkisinin belgelenip belgelenmediği ve Kurumun denetim yapıp yapmadığı sonucu belirleyen başlıca unsurlardır. 2026/22 sayılı Genelgenin, aynı işyerinde çalıştığı tespit edilemeyen kayıtları denetmene yönlendirmesi de bu içtihat çizgisiyle uyumludur.

11. İtiraz ve Dava Yolları, Süreler

Trafik tutanağına dayalı işlemlerde işverenin başvurabileceği yollar, işlemin türüne göre farklılaşır. Sürelerin kaçırılması işlemin kesinleşmesine yol açabileceğinden tebligatların yakından takip edilmesi gerekir.

İşlemİdari itirazYargı yoluDayanak
Resen düzenlenen belgeler ve prim borcuTebliğden itibaren 1 ay içinde ilgili SGK ünitesine (itiraz takibi durdurur)Ret kararının tebliğinden itibaren 1 ay içinde iş mahkemesi (başvuru takibi durdurmaz)5510 m. 86/7
İdari para cezasıTebliğden itibaren 15 gün içinde Kuruma (itiraz takibi durdurur)Ret kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesi5510 m. 102
Çalışmanın sürekli olduğu iddiasıİlk ve son tespit arasındaki süre için itirazİtiraz üzerine konu denetim yoluyla incelenir2026/22 sayılı Genelge

İşverenin, sürücünün kendi işçisi olmadığını ileri sürdüğü davalarda sigortalının da hak alanı etkilendiğinden, davanın taraf yapısının doğru kurulmasına özen gösterilmelidir. Sigortalı açısından ise 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca hizmet tespiti davası açma imkanı saklıdır.

12. Araç Sahipleri ve İşverenler İçin Pratik Kontrol Listesi

13. Sonuç

SGK’nin 2026/22 sayılı Genelgesi, yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarını kayıt dışı istihdamla mücadelede daha sistemli bir veri kaynağına dönüştürmektedir. Düzenleme bir yandan her kayıt için 1 gün hizmet ve kısmi süreli çalışma esasıyla ölçülü bir hesaplama getirirken, diğer yandan şirket araçlarını sigortasız kişilere kullandırma alışkanlığının idari para cezası, prim borcu ve teşvik kaybı gibi sonuçlar doğurabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Yargıtay içtihadı ise tutanağın tek başına yeterli olmadığını, aracın kullanım amacı ve tarafların ilişkisinin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini göstermektedir.

Asıl vurgulanması gereken nokta şudur: Aracın başkası tarafından kullanılması, araç sahibini KTK’deki işleten sorumluluğundan kural olarak kurtarmaz. İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi ve kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludur; işleten sıfatı ancak uzun süreli kiralama, gerçek bir ariyet veya başkasının aracı kendi hesabına işlettiğinin ispatı gibi istisnai hallerde değişir. Sürücü ayrıca sigortasız çalıştırılıyorsa, bir kaza anında KTK’den doğan tazminat sorumluluğu ile 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesinden doğan SGK rücu sorumluluğu aynı anda gündeme gelebilir.

Alanya, Antalya ve çevresinde araç filosuyla faaliyet gösteren işletmelerin, sürücü ve araç kullanım kayıtlarını şimdiden gözden geçirmesi yerinde olacaktır. Somut uyuşmazlıklarınız ve hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sık Sorulan Sorular

Aracımı başkası kullanırken kaza yaparsa kim sorumlu olur?

Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca aracın işleteni, kural olarak ruhsat sahibi, kazadan kusuru olmasa dahi sorumludur ve sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. Zarar gören hem sürücüye hem de işletene başvurabilir; işleten ödediği tutar için kusurlu sürücüye rücu edebilir.

Arabamı arkadaşıma ödünç verirsem işleten sıfatı ona geçer mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay’a göre ödünç (ariyet) nedeniyle işletenliğin geçmesi için ödünç alanın aracın bakım, onarım ve sorumluluğunu üstlenmesi ve aracın çalıştırılmasından doğan menfaatin de ona ait olması gerekir. Kısa süreli ödünçte işleten sıfatı araç sahibinde kalır.

SGK 2026/22 sayılı Genelge ne getiriyor?

Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarına dayalı tespitler KADİM servislerince incelenir; fiilen çalıştığı tespit edilen her kayıt için tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılır ve çalışma kısmi süreli kabul edilir. Çalışmanın sürekli olduğu ileri sürülürse konu sosyal güvenlik denetmenlerince incelenir.

Trafik cezası tutanağı sigortasız çalıştırmanın kesin delili midir?

Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin onadığı kararlarda, trafik idari para cezası tutanağının tek başına sigortasız çalışmanın kesin delili olmadığı, Kurumun denetim yaparak fiili çalışmayı ortaya koyması gerektiği kabul edilmiştir. Aracın kullanım amacı, sürücünün başka işyerinde sigortalı olup olmadığı ve emanet ilişkisinin belgelenmesi sonucu belirler.

Ehliyetsiz birine aracımı kullandırırsam ne olur?

KTK m. 36 uyarınca sürücü belgesi olmayan kişiye 40.000 TL idari para cezası verilir; aracın sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 TL idari para cezası uygulanır. Ayrıca kaza halinde trafik sigortacısı zarar görene ödediği tutarı işletene rücu edebilir.

SGK işlemlerine itiraz süresi ne kadardır?

Resen düzenlenen belgeler ve prim borçları için tebliğten itibaren 1 ay içinde SGK ünitesine itiraz edilebilir; ret halinde 1 ay içinde iş mahkemesine başvurulur. İdari para cezalarında itiraz süresi tebliğten itibaren 15 gün, ret kararına karşı idare mahkemesinde dava süresi ise 30 gündür.

Kaynaklar:

Yasal Uyarı: Bu metin, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. sophoshukuk.com olarak herhangi bir yönlendirme, garanti veya sonuç vaadinde bulunmamaktayız. Her dosya kendi özel şartlarına göre değerlendirilmelidir; somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız.