Sophos Hukuk Bürosu

Avukat Hüseyin Aydın – Alanya Avukat / Alanya Lawyer

Kısa cevap: Düğünde kadına takılan altınlar ve ziynet eşyaları, kim takarsa taksın kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Kadının rızasıyla bozdurulmuş olması da iade borcunu tek başına ortadan kaldırmaz; erkek, altınların “geri istenmemek üzere” verildiğini ispat etmek zorundadır. Buna karşılık kadın, ziynetlerin varlığını ve elinden alındığını ispatla yükümlüdür.

“Altınları kim taktıysa onundur” düşüncesi Yargıtay uygulamasında karşılık bulmaz. Düğün takıları (EN: Wedding Gold & Jewellery / DE: Hochzeitsgold und Schmuck / RU: Свадебное золото и украшения) kural olarak kadının kişisel malıdır; ancak bu hakkın mahkemede korunabilmesi, kimin neyi ispat edeceğinin doğru bilinmesine bağlıdır.

Alanya, Gazipaşa, Mahmutlar, Konaklı ve Antalya genelinde düğünlerde takılan altınlar çoğu zaman bir ailenin en büyük birikimini oluşturur. Evliliğin ilk yıllarında bu altınlar bozdurularak araç, ev peşinatı ya da borç ödemesinde kullanılır. Boşanma gündeme geldiğinde ise en sık duyulan cümleler şunlardır: “O bilezikleri benim annem taktı, bize aittir.”, “Altınları kendi rızasıyla verdi, geri isteyemez.”, “Evden giderken altınları zaten yanında götürdü.”

Bu rehberde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararları ışığında ziynet alacağı davasının tüm boyutları ele alınmıştır.

İçindekiler

Somut örnek olay

Örnek Olay

Alanya’da 2019 yılında evlenen A. ile B.’nin düğününde geline 20 adet 22 ayar bilezik, 1 set takım ve 30 çeyrek altın takılır. Bileziklerin 8 tanesini damadın annesi takmıştır. Evlilikten bir yıl sonra eş B., “ev peşinatına lazım” diyerek altınların tamamını kuyumcuda bozdurur; ev B.’nin babası adına tapuya tescil edilir. 2026 yılında taraflar ayrılır. Kadın A., ziynetlerinin iadesini istediğinde B. ve ailesi şu savunmaları ileri sürer:

  • “Bilezikleri annem taktı, aile yadigârıdır, bize döner.”
  • “A. altınları kendi isteğiyle verdi; ortak eve harcandı, artık geri istenemez.”
  • “A. evden ayrılırken altınlarını zaten yanında götürdü.”

Bu olayda yanıtlanması gereken temel sorular şunlardır:

  1. Damadın annesinin taktığı bilezikler de dahil olmak üzere ziynetler kime aittir?
  2. Kadının rızasıyla bozdurulan altınlar iade edilmek zorunda mıdır?
  3. Davada kim neyi ispat etmekle yükümlüdür?

Düğün takıları kimin malıdır?

TMK m. 220 uyarınca eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyalar ile karşılıksız kazanmalar kişisel mal niteliğindedir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre düğünde kadına takılan ziynet eşyaları, takan kişi kim olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı hâline gelir. Bu nedenle ziynetler, edinilmiş mallara katılma rejimindeki tasfiye hesabına dahil edilmez; ayrı bir ziynet alacağı davasının konusunu oluşturur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9098, K. 2025/5031, T. 14.05.2025
“Düğünde takılan ziynetler kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır, ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe bunları alan altınları iade etmekle yükümlüdür.”

Yargıtay kararlarına yansıyan ilk derece gerekçelerinde de aynı ilke tekrar edilmektedir: “kim tarafından takılırsa takılsın takı olarak kadına verilen ziynet eşyaları kural olarak kadına aittir” (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1038, K. 2024/2732, T. 22.04.2024).

İstisna: yöresel örf ve erkeğe takılan takılar

Yöresel örf ve âdet gereği belirli takıların erkeğe ya da aileye ait sayıldığı ispatlanabiliyorsa ya da takı doğrudan erkeğe takılmışsa (örneğin erkeğe takılan saat, erkek bileziği veya erkeğin yakasına takılan altınlar) durum farklı değerlendirilebilir. Ancak bu istisnanın ispat yükü, onu ileri sürendedir.

Somut olayda sonuç: Damadın annesinin taktığı 8 bilezik de dahil olmak üzere geline takılan tüm ziynetler kural olarak A.’nın kişisel malıdır. “Aile yadigârı” savunması, yöresel bir örfün varlığı somut delillerle ortaya konulmadıkça sonuç doğurmaz.

Bozdurulan altınlar: “Rızayla verdi” savunması kurtarır mı?

Uygulamadaki en yaygın yanılgı, kadının altınları gönüllü olarak vermesinin iade borcunu ortadan kaldırdığı düşüncesidir. Yargıtay’a göre kadının ziynetlerini rızasıyla vermesi tek başına yeterli değildir; erkeğin, altınların “geri istenmemek üzere” verildiğini ayrıca ispat etmesi gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10989, K. 2024/1262, T. 27.02.2024
Kararda özetlenen ilk derece kabulüne göre; ziynetlerin bozdurularak erkek adına bankaya yatırıldığı, “kadının ziynetleri rızası ile vermesinin erkeği iade yükümlülüğünden kurtarmayacağı, ziynetlerin geri almamak koşulu ile verildiğinin ispat yükünün davalı erkekte olduğu” belirtilerek ziynetlerin aynen, mümkün olmazsa bedelinin iadesine hükmedilmiştir.

Ortak ev, araç ya da düğün borcu için harcanmış olması da sonucu değiştirmez. Yargıtay 2. HD, ev alınırken bozdurulan ziynetler bakımından erkeğin “geri iade edilmemek koşuluyla verildi” savunmasının “dosyada diğer delillerle desteklenmeyen soyut nitelikteki tanık beyanıyla ispatlandığı kabul edilemez” diyerek kadın lehine bozma kararı vermiştir (E. 2024/9098, K. 2025/5031).

Somut olayda sonuç: B.’nin altınları ev peşinatı için bozdurduğu kabul edildiğinden, “geri istenmemek üzere” verildiğini yazılı belge veya güçlü delillerle ispatlayamadığı sürece ziynetleri aynen ya da güncel bedeliyle iade etmekle yükümlüdür. Evin B.’nin babası adına tescil edilmiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

İspat yükü: “Evden giderken götürdü” karinesi

Ziynet davalarının kaderini çoğu zaman ispat belirler (TMK m. 6, HMK m. 190). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ziynetlerin kolay taşınabilir eşyalardan olması nedeniyle normal koşullarda kadının üzerinde olduğunun kabul edileceğini belirtir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2715, K. 2021/360, T. 30.03.2021
Kadın eşin dava konusu ziynet eşyaları hakkında “ilk olarak varlığını, ikinci olarak da varlığı kanıtlanan bu ziynetlerin evlilik birliği içinde kendisinden alındığını ve tekrar iade edilmediğini eğer bu şekilde elinden alınmamış ise evden ayrılırken bu eşyaları yanında götürmesinin mümkün olmadığını ispat yükü altındadır.”

İstisna: şiddet veya zorunluluk nedeniyle ani ayrılık

Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Kadın ortak konutu şiddet, ani bir kriz veya zorunluluk nedeniyle terk etmişse, ziynetleri yanında götürmesi beklenemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1990, K. 2023/1198, T. 22.03.2023
Şiddet olayından sonra ortak konuttan ayrılan kadın bakımından: “Bu şekilde ortak konuttan ayrılan kadının ziynet ve ev eşyalarını yanında götürmesi beklenemez ve götürmesi hayatın olağan akışına aykırı düşer. Bu durumda davacının eşyaları almadığını kanıtlaması gerekmez.” Bu hâlde ispat yükü davalı erkeğe geçer.

Hangi deliller işe yarar?

Davada ne istenir, bedel nasıl hesaplanır?

Ziynet alacağı davasında öncelikle ziynetlerin aynen iadesi, bu mümkün olmazsa bedelinin ödenmesi talep edilir. Bedel, kural olarak dava tarihindeki ya da ıslah/artırım tarihindeki değer esas alınarak bilirkişi raporu ile belirlenir. Altın fiyatlarının hızla yükseldiği dönemlerde talebin doğru kurgulanması ciddi farklar doğurur.

Dava, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi ayrı olarak da açılabilir; görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Yabancı uyruklu eşlerin bulunduğu Alanya ve Mahmutlar bölgesindeki dosyalarda, düğünün yurt dışında yapılmış olması veya farklı bir yöresel örfün ileri sürülmesi hâlinde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) çerçevesinde uygulanacak hukukun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Karşılaştırmalı tablo

Savunma / İddiaYargıtay’ın Yaklaşımıİspat Yükü
“Bilezikleri benim ailem taktı”Kim takarsa taksın kadına takılan ziynet kural olarak kadına aittir.Aksine örf iddia eden erkekte
“Kendi rızasıyla verdi”Rıza tek başına yetmez; geri istenmemek üzere verildiği ispatlanmalı.Erkekte
“Ortak eve harcandı”İade borcunu ortadan kaldırmaz.Erkekte
“Evden giderken götürdü”Olağan durumda kadının yanında götürdüğü kabul edilir.Aksini kadın ispatlar
Şiddet / zorunluluk nedeniyle ani ayrılıkGötürmesi beklenemez; karine tersine döner.Erkekte

Sıkça Sorulan Sorular

Düğünde damadın ailesinin taktığı altınlar boşanmada kime kalır?

Kural olarak kadına kalır. Yargıtay’a göre kim takarsa taksın kadına takılan ziynetler kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Aksine bir yöresel örfün varlığını ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır.

Kadının rızasıyla bozdurulan altınlar geri istenebilir mi?

Evet. Rızayla verilmiş olması iade borcunu kaldırmaz. Erkek, altınların geri istenmemek üzere verildiğini ispat edemezse ziynetleri aynen, bu mümkün değilse bedelini iade etmekle yükümlüdür; ortak eve veya araca harcanmış olması da sonucu değiştirmez.

Ziynet alacağı davasında ispat yükü kimdedir?

Kadın, ziynetlerin varlığını ve elinden alınıp iade edilmediğini ispatlar. Erkek ise altınların geri istenmemek üzere verildiğini ispatlamakla yükümlüdür. Kadın şiddet veya zorunluluk nedeniyle evden aniden ayrılmışsa, ziynetleri götürmediği kabul edilir ve ispat yükü erkeğe geçer.

Ziynet alacağı davası boşanma davasından ayrı açılabilir mi?

Evet. Ziynet alacağı, boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi ayrı bir dava olarak da açılabilir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; ziynetler mal rejimi tasfiyesine dahil edilmez.

Bozdurulan altınların bedeli hangi tarihteki değere göre hesaplanır?

Öncelikle aynen iade istenir; aynen iade mümkün değilse bedel, kural olarak dava tarihindeki ya da ıslah/artırım tarihindeki değer esas alınarak bilirkişi raporu ile belirlenir.

Düğün fotoğrafları ve videoları ziynet davasında delil olur mu?

Evet. Düğün fotoğraf ve videoları, takıların varlığı ve miktarı için en güçlü delillerdendir; bilirkişi bunlardan gram ve ayar tespiti yapabilir. Kuyumcu fişleri, banka kayıtları, tanıklar ve yemin delili de kullanılabilir.

Sonuç

Düğün takıları, Türk aile hukukunda kadının kişisel malı olarak güçlü bir koruma altındadır. Ancak bu koruma kendiliğinden işlemez; ziynetlerin varlığı, kimde kaldığı ve nasıl harcandığı somut delillerle ortaya konulmalıdır. Düğün fotoğraf ve videolarının saklanması, bozdurma işlemlerine ilişkin kayıtların muhafaza edilmesi ve dava dilekçesinde yemin deliline dayanılması, hak kaybını önleyen basit ama hayati adımlardır.

Boşanma sürecinin diğer boyutları için Alanya boşanma süreci, nafaka ve velayet rehberimize ve anlaşmalı boşanma rehberimize göz atabilirsiniz. Somut uyuşmazlıklarınız ve hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Kaynaklar

Mevzuat (bağlayıcı metin Resmî Gazete’dir): TMK m. 6, 220; HMK m. 190, 225; MÖHUK.

Yargı kararları:

Yasal Uyarı: Bu metin, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. sophoshukuk.com olarak herhangi bir yönlendirme, garanti veya sonuç vaadinde bulunmamaktayız. Her dosya kendi özel şartlarına göre değerlendirilmelidir; somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız.

İlgili Arama Terimleri ve Hukuki Kavramlar: düğünde takılan altınlar boşanmada kime kalır, ziynet alacağı davası, bozdurulan altınların iadesi, kayınpederin taktığı bilezik kimin, damadın ailesinin taktığı altınlar, ziynet eşyası ispat yükü, evden giderken altınları götürdü karinesi, düğün takıları kişisel mal TMK 220, ziynet alacağı Yargıtay kararları, ziynet bedeli nasıl hesaplanır, Alanya ziynet alacağı davası, Alanya boşanma avukatı, Alanya aile mahkemesi, Antalya boşanma davası, Gazipaşa boşanma, Mahmutlar boşanma, Alanya avukat, Alanya lawyer, divorce lawyer Alanya.