Sophos Hukuk Bürosu

Avukat Hüseyin Aydın – Alanya Avukat / Alanya Lawyer

Evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi süreci, yalnızca eşlerin müşterek hayatına son vermesiyle sınırlı bir vakıa değildir. Boşanma kararı; velayet, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, müşterek konutun özgülenmesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddetin önlenmesi ve uzaklaştırma tedbirleri ile eşler arasındaki yasal mal rejiminin tasfiyesi gibi çok boyutlu ve telafisi güç hukuki sonuçlar doğurmaktadır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu (TMK) çerçevesinde boşanma davaları, anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma olmak üzere iki temel usulî rejime bağlanmıştır.

Özellikle turizmin ve uluslararası yerleşimin merkezlerinden biri olan Alanya, Gazipaşa, Manavgat ve genel olarak Antalya bölgesinde; Türk vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda yabancı ülke vatandaşının (Rusya Federasyonu, Ukrayna, Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç, Danimarka, Birleşik Krallık vb.) evlilikleri, ortak ikametleri ve ortak taşınmaz edinimleri bulunmaktadır. Bu kozmopolit yapı; boşanma davalarında uygulanacak hukukun tayini, Alanya Aile Mahkemesi’nin milletlerarası yetkisi, yurt dışı boşanma kararlarının tanıma ve tenfizi ile sınır aşan çocuk teslimi ve velayet uyuşmazlıklarında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümlerinin titizlikle uygulanmasını gerektirmektedir.

Bu kapsamlı rehberde; boşanma davasının açılma usulü, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, anlaşmalı ve çekişmeli boşanmanın yasal şartları, 14/11/2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile fiili ayrılık süresinde yapılan kritik değişiklik, yargılama süreleri, geçici tedbirler, kişisel ilişki ihlalinde velayetin değiştirilmesi ihtarı, mal rejiminin tasfiyesinde zorunlu bekletici mesele kuralları ve Alanya özelinde yabancılık unsuru taşıyan evliliklerdeki süreçler Yargıtay içtihatları ışığında detaylı şekilde incelenmektedir.

Hızlı Karşılaştırma: Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma Ayrımı

Kriter / Hukuki NitelikAnlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/3)Çekişmeli Boşanma (TMK m. 166/1-2, 166/4)
Asgari Evlilik SüresiEn az 1 yıl resmi evlilik şarttır (Kamu düzenindendir).Herhangi bir asgari süre şartı bulunmaz; evliliğin ilk gününde dahi açılabilir.
Duruşmaya Katılım ZorunluluğuEşler vekille temsil edilseler dahi hâkim huzurunda bizzat hazır bulunmak zorundadır.Tarafları yetkili avukatları temsil edebilir; eşlerin bizzat duruşmaya gelme zorunluluğu yoktur (istisnai isticvap halleri saklıdır).
Kusur Araştırması ve İspatKusur tartışması ve tanık dinletilmesi yapılmaz; mutabakat esastır.Kusur dağılımı (az kusurlu, ağır kusurlu, eşit kusurlu) deliller ve tanıklarla ispatlanır.
Ortalama Sonuçlanma SüresiTek celsede; ortalama birkaç hafta ile 2-3 ay arasında kesinleşir.İlk derece mahkemesinde 1 – 2,5 yıl; istinaf ve temyiz denetimleriyle 3 – 5 yılı bulabilir.
Mal Paylaşımı ve Fer’î TaleplerProtokolde tüm mali ve velayet konularında mutabakat zorunludur; mal paylaşımı protokole eklenebilir veya saklı tutulabilir.Velayet, nafaka ve tazminat dava içinde karara bağlanır; mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir dava olarak açılır ve boşanmanın kesinleşmesi beklenir.
İradeden Dönme HakkıGerekçeli karar kesinleşinceye kadar (istinaf/temyiz dahil) dönülebilir; dönülürse dava çekişmeliye döner.Dava ancak feragat, kabul veya sulh ile sonlandırılabilir; tek taraflı vazgeçme davalının rızasına tabidir.

1. Boşanma Davasının Açılması: Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davası açmak isteyen eşin; usulüne uygun tanzim edilmiş bir dava dilekçesi, delil listesi ve yasal harç ile gider avansını yatırmak suretiyle görevli ve yetkili yargı merciine müracaat etmesi zorunludur.

Görevli Mahkeme (Aile Mahkemeleri)

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca; 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun İkinci Kitabı’nda yer alan aile hukukundan doğan tüm dava ve işlere bakmakla Aile Mahkemeleri münhasıran görevlendirilmiştir. Aile mahkemesinin müstakil olarak kurulmadığı küçük adli yargı çevrelerinde ise bu görev, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından “Aile Mahkemesi Sıfatıyla” yerine getirilir. Alanya Adliyesi bünyesinde müstakil Aile Mahkemeleri faaliyet göstermekte olup, bölgedeki tüm boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıkları bu mahkemelerde görülmektedir.

Yetkili Mahkeme (TMK m. 168)

TMK m. 168 gereğince boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme; eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte ikamet ettikleri adres Alanya sınırları içerisindeyse (örneğin Mahmutlar, Oba, Tosmur, Kestel, Avsallar, Konaklı, Kargıcak, Cikcilli, Çıplaklı vb.), dava yetkili Alanya Aile Mahkemesi nezdinde açılmalıdır.

Birden Fazla Boşanma Sebebine Aynı Anda Dayanılması (Yargıtay İçtihadı)

Uygulamada davacının birden çok boşanma sebebine (örneğin hem zina hem hayata kast veya hem terk hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine) aynı anda dayanıp dayanamayacağı sıklıkla tartışılmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre; kanunda düzenlenen özel ve genel boşanma sebeplerine dayalı olarak terditli (kademeli) veya kümülatif (birlikte) olarak aynı davada birden fazla hukuki nedene dayanılması mümkündür. Dava dilekçesinde birden fazla sebebe dayanılmış olsa dahi, tek bir davanın mevcudiyeti sebebiyle mahkemece tek bir maktu vekâlet ücreti ve tek bir yargılama giderine hükmedilmesi gerekmektedir.

2. Anlaşmalı Boşanma Davası ve Katı Yasal Şartları (TMK m. 166/3)

Evlilik kurumunu süratle, tarafların sosyal ve psikolojik açıdan asgari düzeyde yıpranmasıyla tasfiye etmeyi amaçlayan anlaşmalı boşanma kurumu, anlaşmalı boşanma şartları ve protokolü çerçevesinde TMK m. 166/3 düzenlemesinde hükme bağlanmıştır. Bu hukuki yola başvurulabilmesi için kanun koyucu kamu düzenine ilişkin birtakım katı şekli şartlar aramaktadır:

  1. Evliliğin Asgari Bir Yıl Sürmüş Olması: Resmi nikâh akdinin yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar en az 1 yıllık sürenin fiilen dolmuş olması zorunludur. Dava tarihinde 1 yıllık süre dolmamışsa davanın anlaşmalı boşanma olarak sürdürülmesi mümkün değildir; bu süre kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re’sen gözetilir.
  2. Birlikte Başvuru veya Davanın Kabulü: Eşlerin ortaklaşa imzaladıkları bir dilekçeyle mahkemeye başvurmaları ya da eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eşin duruşmada kayıtsız şartsız kabul etmesi gerekir.
  3. Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi: Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar kendilerini vekilleri (avukatları) aracılığıyla temsil ettirseler dahi, hâkim tarafları duruşmada bizzat dinlemek mecburiyetindedir. Bu kural, tarafların iradelerinin serbestçe, tehdit, cebir veya hile altında kalmaksızın açıklandığının bizzat hâkim tarafından tespiti amacını taşır. Tarafların bizzat hazır bulunmadığı durumlarda anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
  4. Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumunda Tam Mutabakat: Tarafların; boşanmanın fer’î sonuçları sayılan maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174), yoksulluk nafakası (TMK m. 175), çocuklar için iştirak nafakası, velayet ve çocukla kişisel ilişki tesisi konularında eksiksiz bir protokol üzerinde anlaşmış olmaları şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların üstün yararını gözeterek protokolde değişiklik önerebilir; ancak taraflar önerilen değişikliği kabul etmedikçe hâkim re’sen protokolü değiştiremez ve anlaşmalı boşanmaya karar veremez.

Anlaşmalı Boşanmada İradeden Dönme Hakkı (Yargıtay İçtihatları)

Anlaşmalı boşanma sürecinin en kritik usul hukuku kurallarından biri iradeden dönme hakkıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarına göre; anlaşmalı boşanma hükmü kesinleşinceye kadar tarafların irade beyanlarından ve imzaladıkları protokolden dönmelerini engelleyen hiçbir yasal engel bulunmamaktadır. Eşlerden biri yerel mahkeme kararından sonra, istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) veya temyiz (Yargıtay) aşamasında dahi anlaşmadan döndüğünü bildirirse, anlaşmalı boşanma hükmü bozulur. Mahkemece taraflara vakıa ve delillerini bildirmek üzere süre verilerek dilekçeler teatisi tamamlanır ve yargılamaya çekişmeli boşanma usulü dairesinde devam edilir.

3. Çekişmeli Boşanma Davaları, Kusur Tespiti ve Yeni Yasal Değişiklik

Eşlerin boşanma iradesinde, kusur paylaşımında veya velayet, nafaka, tazminat gibi fer’î sonuçlarda uzlaşamadığı hallerde çekişmeli boşanma davası yürütülür. Çekişmeli boşanmada genel sebep TMK m. 166/1-2 maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (şiddetli geçimsizlik) olup; zina (TMK m. 161), hayata kast ve pek kötü muamele (TMK m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163), terk (TMK m. 164) ve akıl hastalığı (TMK m. 165) gibi özel sebepler de mevcuttur.

Kusur Dağılımı ve Tazminat Dengesi

Çekişmeli davalarda temel ilke kusur tespitidir. Yargılama delillerin hukuka uygunluğu, tanıkların bizzat görgüye dayalı somut beyanları, resmi yazışmalar, kolluk araştırmaları ve ekonomik raporlar üzerinde yürütülür. Davalı eşe atfedilebilecek bir kusurun kanıtlanamadığı hallerde boşanma davası esastan reddedilir. Davacının kusuru davalıdan daha ağır ise, davalı eşin davaya itiraz hakkı bulunmaktadır; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise (evlilik birliği fiilen bitmiş ve taraflar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa) hâkim boşanmaya hükmedebilir (TMK m. 166/2).

Maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174) hükmedilebilmesi için tazminat talep eden eşin kusursuz veya diğer eşe kıyasla daha az kusurlu olması şarttır. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) için ise talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve boşanmaya yol açan olaylarda ağır kusurlu bulunmaması aranır. Kendisini geçindirmeye yetecek düzenli ve yeterli geliri olan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmez.

Kritik Yasal Düzenleme: Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada Bekleme Süresi 1 Yıla İndi!

Herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış bir davanın esastan reddedilmesi ve bu ret kararının kesinleşmesinden itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmesine rağmen eşler arasında ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılarak boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4).

Önemli Yasal Güncelleme: Uzun yıllar boyunca 3 yıl olarak uygulanan ve Anayasa Mahkemesi iptal kararına konu olan bu yasal bekleme süresi; 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile yapılan kanun değişikliği neticesinde 3 yıldan 1 YILA indirilmiştir. Artık ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren taraflar 1 yıl boyunca bir araya gelmemiş ve ortak hayatı kuramamışsa, açılacak yeni davada mahkemece başkaca bir kusur incelemesi yapılmaksızın doğrudan boşanmaya hükmolunmaktadır.

4. Boşanma Davasında Yargılama Pratiği ve Dava Süreleri

Boşanma davalarında yargılama süresi davanın niteliğine, tarafların delil sunma disiplinine ve mahkemenin iş yüküne doğrudan bağlıdır:

5. Boşanma Sürecinde Geçici Önlemler, Ortak Konut ve 6284 Uzaklaştırma Tedbirleri

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte taraflar kanunen “ayrı yaşama hakkı” elde ederler. Yargılama boyunca tarafların ve çocukların mağduriyet yaşamaması adına hukuk sistemimiz iki temel koruma kalkanı öngörmüştür:

A. TMK m. 169 Uyarınca Alınacak Geçici Önlemler

TMK m. 169 gereğince boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim; davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen (kendiliğinden) almakla yükümlüdür. Bu kapsamda mahkeme talep olmasa dahi:

B. 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma ve Uzaklaştırma Tedbirleri

Evlilik birliği içerisinde fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet tehlikesi mevcut ise, boşanma davası açılmış olsun ya da olmasın, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümleri derhal işletilir. Aile mahkemesi hâkimi gecikmeksizin;

6. Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ve İhlalinin Ağır Yaptırımı: Velayetin Değiştirilmesi İhtarı

Velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveyn ile müşterek çocuk arasında düzenli şahsi münasebet tesisi, çocuğun bedeni, ruhi ve ahlaki gelişimi açısından anayasal ve uluslararası sözleşmelerle korunan temel bir insan hakkıdır. Bu konuda detaylı hukuki parametreler farklı şehir ve ülkelerde çocukla kişisel ilişki rehberi içeriğimizde incelenmiştir.

TMK m. 182/1 gereğince hâkim; ana ve babayı dinledikten sonra çocuğun üstün yararını (sağlık, eğitim, sosyal gelişim ve huzur) esas alarak kişisel ilişki gün ve saatlerini belirler. Anlaşmalı boşanma protokollerinde kişisel ilişki takvimi kesinlikle ucu açık bırakılamaz; hafta sonları, sömestir, dini ve milli bayramlar ile yaz tatilini kapsayacak şekilde infaza elverişli açıklıkta düzenlenmelidir.

7343 Sayılı Kanun ile Eklenen Yasal İhtar: Velayetin Değiştirilmesi Tehlikesi

7343 sayılı Kanun ile TMK m. 182’ye eklenen açık fıkra uyarınca mahkeme hükmünde; “Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği” açıkça ihtar edilir. Velayet hakkına sahip ebeveynin müşterek çocuğu diğer ebeveynden haksız yere kaçırması, göstermemesi veya görüşmeyi sistematik olarak engellemesi; velayet hakkının kötüye kullanılması sayılarak velayetin doğrudan el değiştirmesine ve karşı tarafa verilmesine hukuki zemin oluşturur.

7. Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası ve Boşanma Davası ile İlişkisi

Boşanma kararı verilmesi, eşler arasındaki yasal edinilmiş mallara katılma rejimini doğrudan tasfiye aşamasına getirir. Konunun detaylı analizi boşanmada mal paylaşımı ve edinilmiş mallara katılma rejimi başlığında ele alınmıştır. Mal rejiminin tasfiyesi ile boşanma davası usul hukuku bakımından farklı statülere tabidir:

  1. Mal Rejiminin Sona Erme Tarihi (TMK m. 225/2): Mahkemece boşanmaya karar verilmesi durumunda eşler arasındaki mal rejimi, boşanma kararının kesinleştiği tarihte değil; boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere geriye etkili olarak sona erer. Dava tarihinden sonra eşlerin edindiği malvarlıkları kişisel mal sayılır.
  2. Tefrik ve Zorunlu Bekletici Mesele: Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talepleri (artık değere katılma alacağı, değer artış payı alacağı, katkı payı), boşanma davasının fer’îsi (eki) niteliğinde değildir. Bu alacaklar bağımsız ve nispî harca tabi ayrı bir dava ile talep edilmelidir. Boşanma dilekçesinde mal paylaşımı talep edilirse mahkemece bu talep derhal tefrik edilir (ayrılır) ve ayrı bir esasa kaydedilir. Tasfiyenin esasına girilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi şart olduğundan, boşanma davası mal rejimi davası için zorunlu bekletici mesele yapılır.
  3. Anlaşmalı Boşanmada Durum ve 10 Yıllık Zamanaşımı: Eşler anlaşmalı boşanma protokolünde taşınır, taşınmaz (daire, arsa, araç) ve şirket hisselerini paylaşarak mal rejimini tasfiye edebilir ve birbirlerini ibra edebilirler. Ancak protokolde mal rejimine ilişkin bir madde bulunmaması anlaşmalı boşanmaya engel oluşturmaz. Eşler boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren TMK m. 178 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde bağımsız bir tasfiye davası ikame edebilirler.

8. Alanya Özelinde Yabancılık Unsuru Taşıyan Boşanma Davaları (Rus, Ukrayna, Alman, Hollanda ve İskandinav Vatandaşları Rehberi)

Alanya ve çevresi (Mahmutlar, Kestel, Oba, Tosmur, Kargıcak, Konaklı, Avsallar, Demirtaş ve Gazipaşa); Türkiye’de yabancı mülkiyetinin ve yerleşik yabancı nüfusunun en yoğun olduğu merkezlerin başında gelmektedir. Türk vatandaşlarının yabancılarla yaptığı evlilikler veya her ikisi de yabancı ülke vatandaşı olan çiftlerin boşanma süreçlerinde Türk Aile Mahkemeleri’nin milletlerarası yetkisi ve uygulanacak hukuk özel önem arz eder. Bölgedeki genel hukuki süreçler için Alanya boşanma avukatı rehberi sayfamızdan da genel ilkeleri inceleyebilirsiniz.

Uygulanacak Hukukun Tespiti (MÖHUK m. 14)

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 14 üncü maddesi uyarınca boşanma ve ayrılık davalarında uygulanacak hukuk kademeli olarak şu şekilde belirlenir:

  1. Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin ortak millî hukukuna tabidir. (Örneğin her iki eş de Rusya Federasyonu veya Almanya vatandaşı ise).
  2. Tarafların farklı vatandaşlıkta bulunmaları halinde (örneğin Türk – Rus, Türk – Ukrayna, Alman – Rus veya Hollanda – Türk evliliklerinde), müşterek mutad mesken hukuku uygulanır. Eşler evlilik birliği süresince Alanya’da ikamet etmekte iseler, müşterek mutad mesken Türkiye olduğundan doğrudan Türk Hukuku (TMK) uygulanır.
  3. Müşterek mutad mesken de bulunmadığı takdirde Türk Hukuku uygulanır.

Yabancı Ülke Vatandaşlarının Taraf Olduğu Boşanma Davalarında Temel Uyuşmazlıklar ve Hukuki Terimler

Bölgemizde yerleşik ya da taşınmaz sahibi yabancı ülke vatandaşlarının Türk Aile Mahkemeleri nezdinde yürüttükleri davalarda karşılaştıkları temel uyuşmazlık alanları ve uluslararası hukuki terimler şu şekildedir:

Yurt Dışı Boşanma Kararlarının Türkiye’de Tanıma ve Tenfizi (MÖHUK m. 50-59)

Yurt dışında (örneğin Almanya, Rusya, Hollanda, İngiltere veya Norveç mahkemelerinde) boşanmış olan kişilerin kararları Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Bu kararların Türk nüfus kütüğüne tescili veya Türkiye’deki gayrimenkullerin devri için ya MÖHUK m. 50-59 uyarınca Türk Aile Mahkemelerinde Tanıma ve Tenfiz Davası açılmalı ya da her iki tarafın konsolosluklara birlikte başvurarak idari yoldan tescil yaptırması gerekmektedir. Kararda velayet, nafaka veya tazminat gibi icrai hükümler varsa mutlaka yetkili mahkemeden tenfiz kararı alınmalıdır.

Sınır Aşan Velayet ve Uluslararası Çocuk Kaçırma (1980 Lahey Sözleşmesi)

Farklı ülke vatandaşlarının boşanmalarında ebeveynlerden birinin müşterek çocuğu diğer ebeveynin izni ve mahkeme kararı olmaksızın kendi ülkesine götürmesi veya Türkiye’den kaçırması durumunda; 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi mekanizmaları işletilir. Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda çocuğun mutad meskenine derhal iadesi talep edilir.

9. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Türk Aile Hukukunda boşanma davaları; evlilik birliğinin tasfiyesinden çok daha öte, tarafların ekonomik geleceğini, barınma hakkını ve çocukların kaderini doğrudan şekillendiren yüksek öneme sahip süreçlerdir. Evlilik süresi 1 yılı doldurmuş ve taraflar tam mutabakata varmışsa anlaşmalı boşanma en hızlı ve pratik çözümdür; ancak kesinleşinceye kadar dönme hakkının varlığı unutulmamalıdır. Çekişmeli davalarda ise ispat hukuku, delillerin sıhhati ve kusur dengesi davanın sonucunu tayin eder. 7532 sayılı Kanun ile fiili ayrılık bekleme süresinin 1 yıla inmiş olması da reddedilen davalar sonrası mağduriyetleri önemli ölçüde azaltmıştır. Özellikle Alanya gibi uluslararası dinamiklere sahip bölgelerde, yabancılık unsurlu evliliklerde uygulanacak hukukun ve mal paylaşımının sağlıklı yürütülmesi adına sürecin her aşamasında profesyonel hukuki usul kurallarına riayet edilmesi hayati önem taşımaktadır.

Bu makale, yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir olaya ilişkin hukuki mütalaa veya yönlendirme niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık somut olayın koşulları, delil durumu, tarafların vatandaşlık bağı ve mutad meskeni çerçevesinde bağımsız olarak değerlendirilmelidir; hak kaybına uğramamak ve sürecin sağlıklı yürütülmesi adına detaylı bilgi ve profesyonel hukuki değerlendirme için sophoshukuk.com adresinden bilgi edinebilir, bir avukattan hukuki danışmanlık alabilirsiniz.

Av. Hüseyin Aydın | Sophos Hukuk Bürosu
Alanya Avukat – Alanya Lawyer
Web: sophoshukuk.com

Yasal Uyarı: Bu metin, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. sophoshukuk.com olarak herhangi bir yönlendirme, garanti veya sonuç vaadinde bulunmamaktayız. Her dosya kendi özel şartlarına göre değerlendirilmelidir; somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir aile hukuku avukatından profesyonel destek alınız.